• RestoraTÜRK

  • "Mimari, insan ile varlık arasındaki ilişkiyi düzenleyen disiplindir."

  • RestoraTÜRK

  • RestoraTÜRK

Copyright 2017 - Custom text here

Arkeolojik Eserlerin Arındırılması

ESERLERİN ARINDIRILMASI

Bildiğimiz gibi deniz suyu içinde erimiş olarak bulunan bir çok kimyasal madde vardır. Deniz suyunun kimyasal yapısı içinde, büyük bir oranda bulunan ve bizi en çok ilgilendiren Sodyum Klorür(NaCl) tuzudur. Deniz suyu kuruduğu zaman içinde bulunan bu maddeler, özellikle tuz katılaşıp kristalleşir. Bu da eser üzerinde çatlamalara,kırılmalara ve eserin parça parça olup yok olmasına neden olabilir.Bu yüzden denizden çıkan eseri ilk aşama olarak tuzdan ve bu maddelerden arındırmamız gerekmektedir. Eserin laboratuvara gelene kadar kurumaması için arındırma ilk olarak kazı alanında başlar.

Eser denizden çıktıktan sonra ilk aşama olarak %75 deniz suyu %25 çeşme suyu içeren bir kaba konulur. Bu konulduğu kap eserin boyutuna uygun olmalıdır. İkinci aşama olarak deniz suyunun oranı düşürülerek %50deniz suyu %50 çeşme suyu yapılır.

Daha sonra sırasıyla %25 deniz suyu %75 çeşme suyu ve son olarakta %100 çeşme suyuna konulur. Bunların aşama aşama yapılmasının nedeni deniz suyunda ki kimyasal maddelerden ve mineralerden, özellikle tuzdan eserin birden bire değil yavaş yavaş arındırılmasıdır. Eser laboratuvara geldiğinde çoğunlukla bu aşamaları atlatmış ve çeşme suyu içine konulmuştur.


Kara kazılarından da çıkarılan eserlerin bünyesinde tuz vardır ancak bu oran sualtı kazılarında ki eserlere göre oldukça düşüktür. Bu yüzden kara kazılarından çıkan eserlerin  arındırılması genellikle yapılmaz sadece su içinde kısa bir süre bırakılarak esere zarar vermeyecek şekilde üzerinde ki topraklar temizlenir.

Laboratuvara getirilen eserin ilk olarak konservasyon formları ile arındırma formları doldururuz ve konservasyon öncesi fotoğraflarını çekeriz.Konservasyon formunda, eserin ne olduğu,materyeli, hangi kazının eseri olduğu, durumu ve eser üzerindeki çalışmaları kimin yaptığı yada başka bir deyişle o eserden kimin sorumlu olduğu gibi detaylar yazılmaktadır ve eser üzerinde bundan sonra yapılacak olan her işlem bu rapora ilave edilir.

Sualtı kazılarından çıkan eserleri sırasıyla çeşme suyu, daha sonra laboratuvarımızın terasında ki depolarda biriktirdiğimiz yağmur suyuna ve son olarak da saflık derecesi 0 ile 10 µs* arasında değişen saf suya koyarak arındırırız. Bu işlemleri her 2 veya 3 günde bir, conductivitymeter** dediğimiz suyun saflık derecesini ölçen bir aletle ölçerek yaparız ve arındırma formuna işleriz. Eserlerin tuzdan arınması ne kadar gerekli ise bazı eserlerin bünyelerinde ki mineral ve kimsayal maddeleri tamamen kaybetmemesi de o kadar önemlidir. Kurşun, ahşap gibi bazı eserlerin arınması için çeşme suyu yeterlidir. Saf suya konulmazlar.

------

* Suyun iyoniksaflığı mikrosiemens/cm [µS/cm] biriminden elektriksel iletkenlik veya tersi olan megaohm-cm biriminden elektriksel direnç şeklinde de ifade edilebilmektedir.

** Conductivitymeter: Suyun saflık derecesini ölçer.

f t g m