• RestoraTÜRK

  • "Mimari, insan ile varlık arasındaki ilişkiyi düzenleyen disiplindir."

  • RestoraTÜRK

  • RestoraTÜRK

Copyright 2017 - Custom text here

Yusuf Has Hâcib - Kutadgu Bilig

Yusuf Has Hacib, Türk dili ve edebiyatı için temel bir eser olan Kutadgu Bilig (Kutlu kılan bilgi) kitabının yazarıdır. Kutadgu Bilig 6645 beyitlik bir eserdir.

(M.S. 1017) 11. yüzyılın başlarında Karahanlı Devleti'nin Balasagun şehrinde dünyaya gelen Yusuf Has Hâcib İyi bir eğitim gördü. Çağının geçerli bilimlerinin yanı sıra Arapça ve Farsça da öğrendi. Balasagun'da yazmaya başladığı Kutadgu Bilig (Mutluluk Bilgisi) adlı yapıtını 1069 yılında Kaşgar'da tamamlayarak Karahanlı hakanlarından Ebû Ali Hasan ibn Süleyman Arslan Hakan'a sunmuştur. 1077 yılında Kaşgar'da vefat etti. Türbesi bu kenttedir.

Kutadgu Bilig, her iki dünyada da mutluluğa kavuşmak için gidilmesi gereken yolu göstermek maksadıyla yazılmıştır. Yusuf Has Hâcib'e göre, öteki Dünya'yı kazanmak için bu dünyadan el etek çekerek yalnızca ibadetle vakit geçirmek doğru değildir. Çünkü böyle bir insanın ne kendisine ne de toplumuna bir yararı vardır; Oysa başkalarına yararlı olmayanlar ölülere benzer; Bir insanın erdemi, ancak başka insanlar arasındayken belli olur. Asıl din yolu, kötüleri iyileştirmek, cefaya karşı vefa göstermek ve yanlışları bağışlamaktan geçer. İnsanlara hizmet etmek suretiyle faydalı olmak, bir kimseyi, hem bu dünyada hem de öteki dünyada mutlu kılacaktır.

Kudadgu Bilig'den
1      Her şeyden önce kadir ve bir olan   Tanrı   gelir, sonsuz hamd ve sena da ancak ona lâyıktır.
2      Büyüklük  sahibi,   kadir,   zü 'l-celâl;  yaratan,   türeten    ve  kudretin kemâline sahip olan Tanrıdır.
3      Yer,   gök ve mahlûkların   rabbı   her   kesin  rızkını   hazırlamıştır; sen güle-güle ye.
4      Herkese   saymadan rızkını   verir;   herkese yedırır,   fakat kendisi yemez.
5      Bücün   canlıları hiç bir zaman aç bırakmaz, var ettiklerinin  hepsine yedirir ve içirir.
6      Nasıl ki, diledi ve her şey oldu; böylece o kimi isterse, onu yüceltir.
7      O seçkin resule salât ve selâm,   yine   arkadaşlarına selâm ve ihtiram.
8      Muhammed peygamber mahlûkların    başıdır,  o bütün bunların göz üstünde kaşıdır.
9      Yine bu kitap çok aziz bir kitaptır; bilen için bir bilgi denizidir.
10    Değerli bilgiler ile süslenmiştir;  artık sen şükret ve kanaatkar ol.
11    Bunların her birine bir çok   hakimlerin   sözlerini   inciler  dizer  gibi sıralamıştır.
12    Meşrik hükümdarı,   maçinlüer beyi, bilgili,  anlayışlı,  dünyanın ileri gelenleri,
13    Hepsi bu kitabı benimsemişler ve hazînelerine koyup, saklamışlardır.
14    Birinden birine miras olarak kalır, bunlar da kendilerine alıp, başkalarına vermezlermış.

15    Bu faydalı bir kitaptır ve hiç bir zararı yoktur; fakat bir çok türkler bunun mânasını anlamazlar.
16    Her okuyan, yazan bunu anlayamaz; bunu  ancak kitabın  izahını duyan bilir.
17    Bu kitabın sözleri insana yardım eder ve yol gösterir; her iki dünyadaki işleri düzenler.
18    Çin ve Maçın hakimlerinin  hepsi hep  bunun   güzelliğini  öğmüşlerdir.
19    Türk, çin ve bütün maşrık  illerinde,   dünyada bunun gibi başka bir kitap yoktur.
20    Kitabın  kadrini de  ancak bilgili  bilir,   akılsız kimseden   zâten ne beklenir.
21    Kitabı her kese vermemeli,; dostun olsa bile, emin olmamalı.
22    Çünkü bilgisiz bunu takdir edemez, anlayışlı anlar ve onu muhafaza eder.
23    Müellif bunu Buğra Han zamanında ve han dili ile söylemiştir.
24    Böyle bir eseri daha Önce kim söylemiştir, bundan sonra da bu kadar ustalıkla kim söyleyebilir.
25    Bunun gibi bir eser vücuda getirecek kimse nerede; yapan varsa, ben onu da Öğerim.
26    Her memleket, şehir ve sarayda bu kitaba ayrı-ayrı adlar verilmiştir.
27    Her memleketin hakimleri, o  diyarın  usûlüne göre,   buna ayrı-ayrı adlar takmışlardır.
28    Çinliler ona Edebü'l-mülûk  derler, maçinliler onu Enisü 'l-memâlik diye adlandırırlar.
29    Bu maşrik ilinin büyükleri buna doğruca Zînetü 'l-ümerâ derler.
30    İranlılar buna Şehname derler, turanlılar Kutadgu biligdiye anarlar.
31    Bak, muhtelif memleketlerin çeşitli dillerinde   bunun için ne türlü adlar kullanılmıştır.
32    Bu kitaba ad koymuş olan o büyük  ve iyi kullan Tanrı yarlıgasın.
33    Ey bu kitabı   makbul   bulan   ve   bu   türkçe   esere   hayretle bakan kimse,
34    Yine bil ki, bu kitap  her kese yarar,   fakat   memleket   ve   şehirleri idare için, hükümdarlara daha çok faydalı olur.
3 5   Bir memleketi idare edenlerin kimler olduğunu ve   onlara   nelerin lâzım geldiğini hakimler söylemişlerdir.
36    Hükümdarların korunmaları ve bunun için gereken   şeyler   ile hâkimiyetin icap ve şartlarını;
37    Devletin harap olması veya beka bulmasının neden   ileri   geldiğini, bu hâkimiyetin nasıl devam ettiğini ve nasıl elden çıktığını;
38    Bir de bu ordu ve askerin nasıl toplanacağını,   konak yerinin ve sefer yolunun nasıl, seçileceğini;
39    Bütün bunların tertibini bu kitapta açıklamış, her şeyi bir-bir   ayırmış ve tâyin etmiştir.
40    Memleketi kuvvetle elinde tutan   kimse,    işini   ehliyetli   kimselere gördürmüştür.
41    Çerağ olarak, nasıl ay ihsan edildi   ise, bu işler işin de   anlayışlı   ve uygun kimseler lâzımdır.
42    Hükümdarların  halk   üzerinde  hakları olduğu gibi,   halkın da   aynı derecede, hükümdarlar üzerinde hakkı vardır.
43    Raiyyet onun bu hakkını gözetmeli, hükümdar da onun ten ve canını korumalıdır.
44    Hükümdarların nasıl muharebe edeceklerini ve harp zamanında  ordularını nasıl tanzim eyleyeceklerini;
45    Düşman ordusunu mağlûp etmek için,  ne gibi çârelere baş-vurulacağını söyler.
46    Hükümdar nasıl hareket etmelidir ki,    halk da   ona o şekilde   itaat etsin.
47    Böyle bir hükümdarı halk sever ve   yüzünü   göreyim   dive, her   kes ona koşar.
48    O kimleri, uğurlu diye, hizmetine almalı ve yakın   tutmalı;   kimleri uğursuz ve kötü diye, kendisinden uzaklaştırmak..
49    Kimleri  kendisine   bağlamak  ve yakın   tutmalı;    Kimleri   uğursuz ve kötü diye, kendisinden uzaklaştırmalı,
50    Bir de nasıl baş kesmeli, siyâset etmeli, ceza vermeli; ikincisi gönüller almak için, nasıl feraset göstermeli.
51    Hükümdarlar nasıl anlayışlı, bilgili, cesur ve kahraman olmalı,- nasıl hazineyi  doldurup, tekrar akıtmalıdır.
52    Hükümdar   raıyyet   üzerinde    ne  kadar  çok  kudretli  olursa,   bütün işlerinde o kadar rahat ve huzur   bulur.
53    Ben   de   bu   bir   kaç   harfciği sana vasiyet olarak bıraktım; bana da dua   etmeği   unutma.
54    Dikkatle bak, bu kitabı te'lif eden insan insanlar arasında ileri gelen, hünerli   bir   kimse   imiş.
55    Bu türlü faziletler ve meziyetler ile kendilerini   süslemiş   ve bahtiyar bir hayat sürmüştür.
56    Doğruluk,    hürmet    ve   zühde   sahip   olduğu   gibi,    bir  de   takva sahibi,   bilgili  ve  rerhiz  bir  insan   imiş.
57    Yaşadığı yer Kuz-Ordu memleketi   imiş,    kendisi   asıl   bir   aileden olup, dili de buna göredir.
58    O bir kitabını  nazma çekip,  tamamlamış   ve doğduğu memleketten ayrılmıştır.
59    Esâsını yazmış ve tertibe koymuş;   fakat   bu manzume   son   şeklini Kâşgar ilinde almıştır.
60    Bu hanlar hanı, Tavgaç Kara   Buğra Han 'in   huzurunda eserini okumuştur.
61    Akıla karşı hürmet ve kalemin hakkıdır   diye,   hükümdar ona   çok itibar etmiş ve çok ihsanlarda  bulunmuşdur.
62    Ona bu Has-Hâcib unvanını tevcih  etmiş   ve   onu    kendi   yakınları arasına almıştır.
63    Bundan dolayı ona   hürmet   ederler   ve   kendisine   doğruca   Yusuf Has-Hâcib derler.
64    Yine bu kitabın içindekileri söyler; bunu   şu dört iyi temel üzerine kurar.
65    Bunlardan bin— adalet olup, doğruluk üzerinedir; ikincisi— devlet olup, saadet ve ikbâl demektir.
66    Üçüncüsü— akıl   olup,   ululuk ifâde eder; dördüncüsü ise— kanâat ve   afiyettir.
67    Bunların her birine ayrı-ayrı adlar   vermiş  ve  bundan böyle bunları bu adlar ile zikretmiştir.
68    Adalete Kün-Toğdı adını verir ve onu hükümdar yerine koyar.
69    Devleti Av-Toldı ismi ile zikreder ve bunu onun veziri sayar.
70    Akıla   Oğdülmış adını vermiş ve buna da vezirin oğlu demiş.
71    Kanâate Odgurmış adını verir ve buna da vezirin akrabası der.
72    Bunun  hikmeti,   bak, bu dört temel üzerinedir; bunları tanzim ile kitabı tamamlamıştır.
73    Arapça ve farsça kitaplar çoktur; bizim dilimizde bütün hikmetleri toplayan yalnız budur.
74    Bunun kadrini ancak bilgili bilir; bilgi kıymetini de ancak anlayışlı takdir eder.
75    Bu türkçe beyitleri senin için tanzim ettim;   ey   okuyucu,    okurken unutma, bana duâ et.
76    Ben dünyadan gidiyorum, sen beni dinle, bundan çok   ibret   al   ve gözünü aç.
77    Tanrım, rabbim ancak sensin, hepimizi yarlığa;   bütün mü'minlere didârını nasıp et.

Kaynak: Türk Tarih Kurumu Yayınları - Yusuf Has Hâcib - Kudadgu Bilig - Çeviri: Reşid Rahmeti Arat

Eserin Genel Özellikleri
1) İslamiyet sonrası türk edebiyatının ilk edebî eseridir.
2) İlk siyasetname.
3) 11. yüzyılda yazılmıştır.
4) Yusuf Has Hacib yazmıştır.
5) Mesnevi tarzında yazılmıştır.
6) Siyasetname türünün ilk eseridir.
7) Eserde kullanılan bazı sözcükler günümüzde de kullanılıyor.
8) Türk dilinin Hakaniye (Çağatay) lehçesi ile yazılmıştır.
9) Nazım birimi beyittir. (Redif ve kafiye kullanılmıştır.)
10) İslamiyet'in Türklerce kabulünden sonraki ilk yazılı eserdir.
11) Allegorik ve didaktiktir.
12) Mesnevi nazım şekliyle ve Şehname vezin kalıbıyla yazılmıştır.
13) 6645 beyittir.
14) Ayrıca 173 tane de dörtlük vardır.
15) Beyit nazım birimiyle yazılmıştır; ancak dörtlük nazım birimi de kullanılmıştır.
16) Aruz ölçüsüyle yazılmış ilk eserimiz kabul edilir.
17) Didaktik (öğretici) bir nitelik taşır.
18) Bir ahlâk ve öğüt kitabıdır.
19) Hükümdara siyası öğütlerde bulunur.
20) Bazı bölümlerinde ansiklopedik bilgiler içerir.
21) 'Kutlu Olma Bilgisi' veya 'Mutluluk Veren Bilgi' olarak Türkiye Türkçesine aktarılabilir.
22) 18 ayda tamamlanmıştır.
23) Eser Hakaniye (Çağatay) türkçesiyle kaleme alınmıştır.
24) Dili oldukça sadedir.
25) Eserde allegorik (sembolik) bir anlatım vardır. 4 soyut kavram üzerine kurulmuştur.

Bunlar;
a) Hükümdar Kün Toğdı: Adaleti,
b) Vezir Ay Toldı: İyi yönetimi,
c) Vezirin Oğlu Ögdilmiş: Aklı,
d) Vezirin Kardeşi Odgurmış: Öbür dünyayı temsil eder.

f t g m