• RestoraTÜRK

  • "Mimari, insan ile varlık arasındaki ilişkiyi düzenleyen disiplindir."

  • Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil imar ettiğiniz şehri tahrip eder... Turgut Cansever

  • RestoraTÜRK

Copyright 2020 - Custom text here

Sözde Soru Cümlesi Nedir?

 

SÖZDE SORU CÜMLESİ NEDİR?

Bazı durumlarda soru cümlelerinde bir cevap alma beklentisi yoktur; bu çeşit cümleler "rica, yalanlama, beğenme, onaylatma" gibi anlamlar taşır. Bu tür soru cümlelerine "sözde soru cümlesi" denir.

“Adam sen de, ödenmeyecek borç mu olur?” cümlesi cevap alma amacından çok, düşünceyi onaylatma anlamı taşıyan sözde soru cümlesidir.

 

AHMET MİTHAT EFENDİ (1844–1912)

AHMET MİTHAT EFENDİ KİMDİR (1844–1912): Tanzimat Dönemi gazetecisi, hikâye ve roman yazarıdır. İlköğrenimini ağabeyinin yanında Vidin’de yapan Ahmet Mithat, ailesiyle İstanbul’a dönünce Tophane Sıbyan Mektebinde okudu. Ardından Niş Rüştiyesini bitirdi. Kalem memuru oldu. Fransızca öğrendi. Bir süreliğine Bağdat’a gitti. Döndüğünde evinde kurduğu matbaada eserlerini basmaya başladı. Gazetelere yazı yazdığı gibi kendisi de gazete çıkardı. İlk roman ve oyunlarını sürgün olarak gittiği Rodos’ta yazdı. İstanbul’a döndüğünde Takvim-i Vakayi gazetesinin müdürlüğünü yaptı. Tercüman-ı Hakikat gazetesini çıkardı. Tanzimat Dönemi’nin ilk romancı kuşağından olup pek çok roman yazdı. “Eğlendirerek öğretmek” gibi bir ilkeye dayalı olarak romanlarıyla bir nesli eğitmeye çalıştı. Hikâyelerinden bazıları Letâif-i Rivâyat (Söylenegelen Güzel Hikâyeler) serisinde 25 cilt olarak ayrı ayrı zamanlarda basıldı. Ahmet Mithat, nesrin bütün türlerinde ve akla gelen bütün konularda telif ve tercüme 200 kadar eser sahibidir. Hasan Mellah, Hüseyin Fellah, Henüz On Yedi Yaşında, Paris’te Bir Türk roman; Açıkbaş, Eyvah, Çengi yahut Daniş Çelebi tiyatro türündeki eserlerinden bazılarıdır.

FELÂTUN BEY İLE RÂKIM EFENDİ

Mustafa Meraki Bey kırk beş yaşında, alafrangaya aşırı derecede meraklı bir insandır. Bu beyin on beş yaşında Mihriban adında bir kızı ve yirmi yedi yaşında Fêlatun Bey adında bir oğlu vardır. Çocuklarını güzel giydirir ama eğitimlerine özen göstermez. Felâtun Bey; alafrangalık bakımından babasını bile geçen, tembelliğinden ve gezmeye eğlenmeye düşkünlüğünden kalemdeki işine haftada ancak üç saat uğrayan biridir.

Babasının ayda yirmi bin kuruşu bulan gelirine güvenen Felâtun Bey; yeni çıkan Fransızca kitapları alıp okumadan kütüphanesine yerleştiren, bir giydiğini bir daha giymeyen gösteriş meraklısı bir gençtir. Babası eski Tophane kavaslarından olan Râkım Efendi, fakir bir ailedendir. Bir yaşında yetim kalır. Annesi ve Fedayi adlı dadısı tarafından büyütülür. On altı yaşında Hariciye kalemine giren Râkım Efendi kendi kendisini yetiştirir. Fransızca ve Farsça öğrenen, zamanın bilimlerine az çok vâkıf olan Râkım Efendi; çevirmenlik, gazete yazarlığı ve öğretmenlik yapar. Birkaç yıl içinde aylık gelirini kalemden aldığı yüz elli kuruşluk aylığa ihtiyacı kalmayacak biçimde artırınca kalemdeki işinden ayrılır. Bir tercüme işinden eline geçen para ile Canan adında bir cariye satın alır. Râkım’ın evine ilk geldiği günlerde hastalıklı görünen bu kız, zamanla düzelir.

Devamını oku...

Açık ve Örtük İleti Nedir? Örnek veriniz

Açık İleti Nedir?

İsminden de anlaşılacağı gibi anlamın açık olduğu, tartışmaya ve anlam karışıklığına yer vermeden tek bir yargıyı anlatan, anlatılmak istenenin direkt olarak beyan edildiği ifadelere “Açık ileti” denir.

Örtük İleti Nedir?
Anlamın kapalı olduğu, amacın daha güzel ve etkili söz söylemenin olduğu, söz sanatlarının ve deyimlerin çokça kullanıldığı süslü iletilere “Örtük ileti” denir.

Açık (Sade, Süssüz) Anlatım
Örtülü (Süslü, Sanatlı) Anlatım - Örtülü anlatımda amaç, sadece sözü daha güzel söylemektir.

Devamını oku...

Edebiyat Akımları

Edebiyat akımları kavram haritası

FÜTÜRİZM (Gelecekçilik)

Geçmişi ve alışkanlıkları terk ederek bu günün ve yarının dinamik, hareketli hayatını yeni bir üslupla anlatmayı gaye edinen sanat akımıdır. İtalyan şairi Filippo Tommaso Marinctti (1876-1944) tarafından kurulmuştur. Marinetti ve arkadaşlarının yayımladıkları ilk bildirileri sanat tarihinde ihtilâl sayılır.

22 Şubat 1909'da Figaro gazetesinde çıkan bildirilerinde şu görüşlere yer verirler:

  • 1. Edebiyat şimdiye kadar dalgınlığı hareketsizliği, kendinden geçişi ve uyku halini övdü.
  • 2. Oysa hayatta her şey hareket halindedir ve bir biçimden başka bir biçime girmektedir. Bu halin sanata yansıması şarttır.
  • 3. Bunu gerçekleştirebilmek için geçmişin bütün sanat değerleri terk edilmeli, bu değerleri taşıyan müze, kütüphane gibi kuruluşlar yıkılmalıdır.
  • 4. Hayatın süratli değişmesine uygun yeni anlatım biçim ve yolları bulunmalıdır.
  • 5. Bu yapılırken, sanatın her dalma dinamizm getirilerek, sanayide sağlanan hız sanat sahasına da kazandırılmalıdır.
  • 6. Sanatta, enerji ve atılganlık, tehlike, korku ve gözüpeklik, asrın hızı ve bu hızı temsil eden (tren, vapur, uçak vb.) gibi her şey, sanayinin yarattığı şehir hayatının renkliliği, çalışmanın kutsallığı, uğrunda ölünecek büyük ölçüler ifade edilip yüceltilmelidir.

Marinetti ve arkadaşları 1912 yılında yayınladıkları ikinci bildirilerinde yeni bir dil anlayışı ortaya koymuşlardır:

1. Kelimeler hürdür.

2, Cümle ve bütün noktalamalar terkedilmelidir.

3. Sürekliliği ifade edebilmek için fiiller mastar halinde kullanılmalıdır.

4. İfadeyi çarpıtan bütün sıfatlar ve cümleye ağırlık veren zarflar terk edilmelidir.

5. Kelimeler tek başlarına ve çıplak olarak kullanılmalıdır.

6. Şiirde geleneğe bağlı her şey vezin, kafiye ve nazım biçimleri atılmalı, serbest nazım kullanılmalıdır.
Bu akım resim, heykel ve mimarlığı da etkilemiştir.

Fütürizm sadece alışılmış sanat değerlerini değil, yerleşik toplum düzenini yıkmak isteyen siyasî bir harekettir. Ayrıca İtalyan milliyetçiliğine dayanan fikrî yönü de görülür.

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yerini dadaizme bırakan fütürizm Rus edebiyatında Bolşevik ihtilâli (1917)'nden sonra da uzun müddet yaşamıştır. Rusya'da en önemli temsilcisi Vladimir Mayakovski'dir.

Türk edebiyatında fütürizm. Mayakovski'nin tesiri altında şiir yazan marksist şair Nazım Hikmet tarafından uygulanmıştır.

Devamını oku...

f t g m