• RestoraTÜRK

  • "Mimari, insan ile varlık arasındaki ilişkiyi düzenleyen disiplindir."

  • RestoraTÜRK

  • RestoraTÜRK

Copyright 2017 - Custom text here

Şehircilik Şurası 27 Ocak’ta Toplanıyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından düzenlenecek olan Şehircilik Şurası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle 27 Ocak 2017 Cuma günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde başlıyor.

Türkiye’nin insan odaklı yeni şehirleşme vizyonunu, gelişen koşullar çerçevesinde katılımcı bir şekilde belirlenebilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Şehircilik Şurası düzenleniyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde açılışı yapılacak şura, dört ana komisyonda çalışmalarını yürütecek. Komisyonların gündem konuları ise şöyle; Şehirlerimizde Kimlik, Planlama ve Tasarım, Kentsel Dönüşüm, Şehirleşme, Göç ve Uyum, Şehirleşmenin Yeni Vizyonunda Yerel Yönetimlerin Rolü.

Düzenlenecek olan şura ile ilgili bir açıklama yapan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki; “Şehircilik Şurası ile insanımızın ruhunun, tarihsel birikiminin, toplumsal hassasiyetlerinin ve şehirli kimliğinin ön planda tutulduğu konular, güncel gelişmeler ışığında, akademisyenler, üniversiteler, ilgili sivil toplum kuruluşları tarafından tartışmaya açılıyor.” dedi.

Devamını oku...

Washington’a Külliye

Washington’a Külliye

 

Mimar Sinan tarzı görkemli camisi, Türk evleri, İslam eserleri müzesi, Osmanlı çeşmeleri ve Türk hamamıyla ABD’deki ilk kapsamlı Türk-İslam kültür merkezinin inşaatı olan külliye açılışa hazırlanıyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, Washington yakınlarda bulunan Maryland eyaletinde yaptırdığı Külliye inşaatında sona yaklaşıldı. 60 dönümlük arazi üzerine kurulan Külliye  Nisan 2015'te açılması planlanıyor. Geniş bir külliye şeklinde yapılan cami ve kültür merkezi projesinde misafirhane, spor ve kültür merkezi, geleneksel Türk evleri, İslam eserleri müzesi, Osmanlı tarzı çeşmeleri ve Türk hamamı gibi yapılarıyla ABD’deki ilk Türk-İslam kültür merkezi haline gelecek. Hizmete girmesine aylar kalan görkemli cami, Mimar Sinan'ın ve Selçuklu döneminin mimari tarzını yansıtıyor.

Devamını oku...

Ayasofya’nın Melek Yüzünü Dünya Konuşacak

Ayasofya’da gün yüzüne çıkarılan kanatlı melek figürünün mozaik yüzünün açılması, mimarlık ve sanat tarihi camiasında heyecan yarattı.

Dünyayı İlgilendirir

Prof. Gülru Necipoğlu (Harvard Üniversitesi)

Böylesine tarihi bir değerin bulunarak ortaya çıkarılmış olması takdir edilmesi gereken bir durumdur. Dünya kamuoyunun ilgisini çekecek ölçüde bir çalışmadır. Konuya bir insanlık mirasının günümüze sunulması olarak bakılmalıdır.

Osmanlı Korudu!

Hayri Fehmi Yılmaz (Sanat Tarihçisi)

Osmanlı’nın İstanbul’u fethiyle birlikte bütün mozaiklerin kapatıldığı bilgisi doğru değildir. 18’inci yüzyılda III. Ahmet dönemine kadar birçok mozaiğin açık olduğu bilinmektedir. Osmanlı’nın mozaiklerin kapatılması veya tahrip edilmesi gibi bir tutumu hiçbir zaman olmamıştır. Aksine korunmalarına çalışılmıştır.

Bina çok eski bir yapı olduğu için yaşadığı deprem gibi doğal etkiler mozaiklerinin önemli bir kısmının dökülmesine ve yok olmasına sebep olmuştur. Çok önemli bir mozaiktir. Yapıldığı pandantifin büyüklüğü göze alındığında dünyadaki en büyük kerubim olduğunu da söyleyebiliriz. Ayasofya’da üzeri kapalı daha birçok mozaik olduğu bilinmektedir.


Kanatlı figür denmeli

Dr. Feridun Özgümüş (Ayasofya Bilim Kurulu Üyesi)

Yüzleri kareye yakın bir şekilde dört köşeli olarak resmedilen bu figürlere aslında melek değil de ‘kanatlı figür’ denmesi daha doğru. Dikkatli bakıldığında 6’dan daha fazla kanatları olduğu da görülüyor. Kerubimler, koruyucu melekler olarak biliniyorlar. Hıristiyan inancındaki tüm mezheplerde İsa, Mesih olarak kabul edildiğinden dünyaya geleceği ve insanları yargılayacağı kabul ediliyor. Kerubimler, İsa’nın tahtının koruyucuları. Yüzlerinin çatık olmasının sebebi de bu.

Kaynak Hürriyet

Taraklı'ya Restorasyon Bölümü Açıldı

Taraklı'ya Restorasyon Bölümü Açıldı2008-2009 Eğitim Öğretim yılında Sakarya'nın Taraklı İlçesine Geyve Meslek Yüksek Okulu bünyesinde restorasyon bölümü açılmasına karar verildi.

Taraklı Belediye başkanı Tacettin Özkaraman uzun süren uğraşlar sonucu Sakarya Üniversitesinde yapılan senato toplantısında açılmasına karar verildi. Bu karar hem Taraklı için Hem de Sakarya için sahip olduğumuz kültürel değerlerin korunması açısından çok önemli gördüğünü belirtmişti.

Sakarya`nın en güney ucunda yer alan ve tarihî İpekyolu üzerinde bulunan Taraklı, 19. yüzyıldan kalma Osmanlı dönemi evleriyle yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

Sokak dokusu bozulmayan görünümü ile herkesi etkileyen ilçede 300 tarihi ahşap bina bulunuyor. Yük taşıyanların dinlenmeleri için dinlenme taşları bulunan Arnavut kaldırımlı sokakları ile Osmanlı ve Taraklı bir kültür müzesi görünümünü taşıyor.

Bu bölümün açılması hem öğrencilere hem de korunması gereken Taraklı sivil mimarisine faydalı olacağa benziyor.

Tarihi Tahrip Edene, ‘Mimar Polisler’ Göz Açtırmayacak

2010'da ‘Avrupa Kültür Başkenti’ olacak İstanbul’da, yetkililer işi sıkı tutuyor. Kentteki tarihî dokuyu görecek turistlerin hayal kırıklığı yaşamaması için eski binalar, mimarlardan oluşan ekiplerle korunuyor. Denetimler yedi gün yirmi dört saat sürüyor.İstanbul’un ‘2010 Avrupa Kültür Başkenti’ ilan edilmesinin ardından kentteki tarihî yapıların bakım-onarım ve denetimine de hız verildi. Büyükşehir Belediyesi de kentteki tarihî binaları denetlemek için mobil ekipler kurdu. Türkiye’de ilk kez Büyükşehir Belediyesi Koruma, Uygulama ve Denetim Müdürlüğü’ne bağlı mimar ve uzmanlardan oluşan mobil ekipler, tarihî yapıları tahrip edenleri tespit etmek için denetime çıkıyor. Denetleme ve koruma mimarları, polis gibi yedi gün yirmi dört saat çalışıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Koruma, Uygulama ve Denetim Müdürlüğü’ne (KUDEB) bağlı ekipler kentteki tarihî eserleri tahrip edenleri, onarım iznine uygun olarak tadilat yapmayanları anında tespit ederek gerekli yasal işlemleri başlatıyor. Kendilerine tarihî eserlerin ‘teknolojik zabitleri’ adını koyan KUDEB’in denetleme mimarları, sürekli İstanbul’u dolaşıyor. Denetime çıkan ekipler en az iki kişiden oluşuyor. Bir mimar ve uzmanlığını Anıtlar Yüksek Kurulu’ndan alan uzmandan oluşan ekip, restore edilen yapılardaki çalışmaların aslına ve onarım iznine uygun olarak yapılmasını denetliyor. Geçmiş yıllarda tarihî bir evin bakım-onarım izni iki yıl sürerken şu an bir haftada izin alınabildiğini kaydeden İstanbul Büyükşehir Belediyesi Koruma, Uygulama ve Denetim Müdürü Mehmet Şimşek Deniz, “Burada alınan izin doğrultusunda çalışmalar yapılıyor ve bu çalışmalarda mimar arkadaşlarımız sürekli denetim yaparak aksi durumda bir çalışma yapıldığını tespit ettikleri zaman müdahale ediyor.” dedi. Ekipler, tarihî eserlerdeki bozulma ve tahribatları tespit ederek eserle ilgili bilgi ve resimleri internet donanımlı araçlarla anında KUDEB otomasyon sistemine giriyor.

f t g m