• RestoraTÜRK

  • "Mimari, insan ile varlık arasındaki ilişkiyi düzenleyen disiplindir."

  • RestoraTÜRK

  • RestoraTÜRK

Copyright 2017 - Custom text here

Tarihî yapıların restorasyonunda uyulması gereken kurallar

Tarihî yapı restorasyonu

 Carta Del Restauro (1931) İtalya’da anıt restorasyonu konusunda bilim sanata tekniği birleştiren, uyulması gereken bazı kurallar eski eserler ve Güzel Sanatlar Yüksek Kurulu tarafından yürütülmektedir. Bu kurumun ilkelerine göre belirli ölçüler çerçevesinde anıt restorasyonunu hem özel sektör hem de kamu kuruluşları uygulayabilirler. Farklı kurumların görüşleri kısmen de olsa birleştirilmeli, bir görüş diğerini etkisiz kılmamalıdır. Uygulamalarda onaylanan bazı temel kurallar vardır.

Bunlar;

Sürekli bakım ve sağlamlaştırma çabalarına önem verilmelidir.
Kesin verilere ve özgün öğelere dayanmalıdır.
En az ve nötr malzeme ile parçalar birleştirilmedir.
Önemli bir hasar verilmeden yeni işlev kazandırılmalıdır.
Değerlendirme ve ortadan kaldırma kararları yalnız müellifin görüşüne bırakılmamalıdır.
Anıtın çevresine saygılı olunmalıdır.
Yapılacak eklerin yalın ve yapısal düzeni yansıtır şekilde olması gerekir.
Restorasyon tarihi belgeleri yanıltacak ve aslını bozacak şekilde olmamalıdır.
Eski yapım yöntemleri ile amaca ulaşılamazsa çağdaş tekniklerden faydalanılmalıdır.

EK – 2

Tanımlar

Tarihi anıt kavramı yalnız büyük sanat eserlerinin değil ayrıca zamanla kültürel anlam kazanmış daha basit eserleri de kapsar.
Anıtların korunması ve onarımı için bütün teknik ve bilimlerden yararlanılmalıdır.
Anıtların korunması ve onarılmasında amaç onların bir sanat eseri olduğu kadar bir tarihi belge olarak da korunmasıdır.
Anıtların korunması, her zaman onları her hangi bir yararlı toplumsal amaç için kullanılmakla kolaylaştırılabilir. Fakat bu nedenle yapının planı yada bezemeleri değiştirilmemelidir.
Kütle ve renk ilişkilerini değiştirecek hiçbir yeni eklentiye yok etmeye yada değiştirmeye izin verilmemelidir.
Bir anıt tanıklık ettiği tarihin ve içinde bulunduğu ortamın ayrılmaz bir parçasıdır.

Onarım

Onarım kendine temel olarak aldığı özgün malzeme ile güvenilir belgelere saygıyla bağlıdır.
Başlamadan önce ve bittikten sonra anıtın arkeolojik ve tarihi bir inceleme yapılmalıdır.
Anıta mal edilmiş farklı dönemlerin geçerli katkıları saygı görmelidir.
Eksik kısımlar tamamlanırken bütünle uyumlu bir şekilde bağdaştırılmalıdır.
Eklemelere ancak yapının ilgi çekici bölgelerine zarar gelmediği zaman izin verilir.

Kazılar

Mimari unsur ve buluntuların sürekli olarak korunması için gerekli önlemler anılmalıdır.
Birleştirmede kullanılacak malzeme ayırt edici nitelikte olmalıdır.

Yayın

Bütün onarım, koruma ve kazsı işlerinde eleştirici raporlar halinde kesin belgeler hazırlanmalıdır.

EK -3

Amsterdam Bildirgesi 1975


Avrupa’nın mimarlık mirası, paha biçilmez kültürel değeri yanı sıra, halklarına ortak tarihlerine ve geleceklerinin bilincini aşılamaktadır. Çünkü eski yapıların korunması aynı zamanda kaynak tasarrufu bu sayede sağlanmaktadır. İnsanlara bir yapının mimari ve tarihi değerini anlattıktan sonra koruma yapmak topluma da kültürel açıdan faydalı olacaktır. Korunma için her devletin kendi parasal değerlerine yöntem ve araçlarını gözden geçirmesi gerekir. Mimarlık mirasının sürekli bakımının yapılması uzun vadede masraflı iyileştirme işlemlerini önleyecektir.

EK – 4


Tarihi Alanların Korunması ve Çağdaş Rolleri Konusunda Tavsiyeler (UNESCO, 30 Kasım 1976, Nairobi)

Tüm dünyada modernleşme adı altında neyi yok ettiğini bilmeden akıl dışı ve uygun olmayan tarihi mirasa ciddi zararlar verdiği dikkate alarak mimari mirasın kentsel bölgesel planlamayla ilişkilerini ele alarak bunun gibi sebepler dolayısıyla bazı tavsiyelerde bulunulmuştur. Sonuçta genel kurul üye devletlerin bu tavsiyeler ışığındaki faaliyetlerini kararlaştırılmış tarifte ve biçimde genel kurula sunması tavsiye etmiştir.

Genel ilkeler

Topraklarında yer aldıkları devletin,hükümet ve vatandaşları bu mirası korumayı ve günümüz sosyal yaşamı ile bütünleştirmeyi görev saymalıdırlar.
Her tarihi alan ve çevresi onu oluşturan parçaların birbirleriyle kaynaşmasına bağlı olan, mekansal organizasyon ve çevresi kadar insan faaliyetlerini de içeren bir bütün olarak görülmelidir.
Özgürlüklerini zedeleyecek, gereksiz ekler yanlış veya duyarsız değişiklere karşı koruna bilmelidir.
Mimarlar ve şehir plancıları anıtların ve tarihi alanların görünümlerinin bozulmamasına ve tarihi çevrelerle uyumlu bir biçimde çağdaş yaşamla bütünleşmesine özen gösterilmelidir.

Ulusal, bölgesel, yerel politikalar

Her devlet çağdaş yaşam gereklerine uyumu sağlamak için teknik ekonomik sosyal önlemleri kapsayacak bir politika izlemelidir.

Koruma önlemleri

Tüm koruma yöntemlerinin binaya zarar vermeyecek, tarihini etkilemeyecek şekilde koruma politikalarına uygun özel sektör ve kurumlarca onaylanmasını gerektirmektedir. Çalışmalar tamamlandıktan sonra sanat tarihçileri de dahil olmak üzere, koruma ve restorasyon uzmanları,mimar ve şehir plancılar, sosyolog ve ekonomistler, çevre bilimci ve peyzaj mimarları, halk sağlığı ve sosyal hizmet uzmanları ve koruma geliştirmeyle ilgili tüm uzmanların oluşturduğu disiplinler arası ekiplerle hazırlanmalıdır.

Otoriteler ilgili topluluğun görüşlerinin alınması ve örgütlenmesinde öncülük etmelidir.

Teknik ekonomik ve sosyal önlemler


Ulusal bölgesel ve yerel düzeyde korunacak alan ve çevrelerinin listesi yapılmalıdır.

Alanın mekansal değişim sürecide dahil olmak üzere incelenmesi gereklidir. Bu inceleme arkeolojik tarihi mimari teknik ve ekonomik verileri kapsamalıdır. Çalışmalar mümkünse demografik verileri ekonomik sosyal ve kültürel faaliyetleri yaşama biçimi ve sosyal ilişkileri korunacak alanlardaki bağları içermelidir. Bu inceleme tamamlandıktan sonra koruma plan ve kuralları ortaya konmadan önce ilke olarak kent planlaması mimari ekonomik ve sosyal sorunlar göz önüne alınmalıdır.

Koruma plan ve kararlarının sorumlu kuruluşça onaylandıktan sonra kendileri veya bağlı müelliflerce yürütülmesi tercih edilir. Bu işlemlerin aşırı kar’a yol açmaması ve planın amaçlarından farklı alanlara hizmet etmemesini sağlamak üzere sürekli denetim gerekmektedir.

Anıtların çevrelerinin temizlenerek açılmasına genellikle izin verilmemelidir ve bir anıtın önlenemeyen nedenler ve özel koşullar olmadıkça yeri değişmemelidir.

Koruma ve onarım çalışmaları yeniden yaşama katma etkinlikleri ile birlikte yürütülmelidir böylece uygun mevcut işlevleri özellikle ticaret ve zanaatı yerinde tutmak uzun vadede ülke, bölge veya kentin sosyo-ekonomik yapısı ile bağdaşacak yenilerini getirmek temel olacaktır.

Kırsal alanlarda tarihi kırsal yerleşmelerin doğal çevreleri ile birlikte bütünlüklerinin korunması için ekonomik ve sosyal yapıdaki bozulma ve değişmeler dikkatle kontrol edilmelidir. Buna ek olarak imar ve bayındırlık işlerinden sorumlu bütün devlet daireleri program ve bütçelerini koruma planının ve kendi amaçları ile uyumlu çalışmaları finanse ederek tarihi çevrelerin sağlıklılaştırılmalarına katkıda bulunacak biçimde düzenlenmelidirler.

Araştırma eğitim enformasyon


Gerekli uzman işçi zanaatçılarının yaptıkları işlerin standartlarının yükseltilmesi bütün nüfusun korumanın gereğini anlamaları ve katılmaları için üye devletler yasal ve anayasal yetkilerine uygun olarak önlemler almalıdırlar.

Tarihi alan ve çevrelerinin kent planlaması yönleri
Koruma ve planlama arasında farklı düzeyde ilişkiler
Tarihi çevrelerde uygulanabilecek koruma yöntemleri
Malzemelerde değişme
Koruma çalışmalarında çağdaş teknikler
Korumada vazgeçilmez el sanatları

EK – 5

Taşınmaz kültür varlıklarını koruma ve onarımlarına ilişkin 28.2.1995 gün ve 378.  sayılı ilke kararı


Taşınmaz kültür varlıklarının korunmasında en önemli sorun,yapılacak müdahalenin (restorasyonun) niteliğidir.her yapının kendine özgü sorunları ve bunlara tekabül eden restorasyon kararları vardır.

Yapı grupları

Yapılar kendi başlarına tarihi ve estetik değer taşımaları,yada kentlerin tarihi kimliğini oluşturan kentsel sitler, sokaklar ve siluetlerin öğeleri olarak gruplara ayrılmıştır.

Müdahale biçimleri

Korunacak yapılara müdahaleler,her yapının kendine özgü koşullarına göre saptanmalıdır.buna göre;

Bakım

Sadece yapının yaşamını sürdürmeyi amaçlayan; tasarımda, malzemede, strüktürde, mimari öğelerde değişiklik gerektirmeyen müdahalelerdir.

Onarım

Onarım gereken yapıların rölöve,restitüsyon ve restorasyon projeleri ve diğer ilgili belgelerin içerikleri ve ölçekleri koruma kurulunca belirlenir.projeler bu ilke kararı ekinde verilen “Rölöve-Restütisyon-Restorasyon Projesi Hazırlama esaslarına” göre hazırlanacaktır.

Onarım ilkeleri

Yapının günümüze ulaşmış ve tarihi kimliğinim öğelerini, oluşturan mekansal, biçimsel ve yapısal özellikleri ve çevre içindeki, özgün konumu korunacaktır.
Yapıların yıkılmadan korunmaları esastır.
Yapıların tarihi değer taşıyan ekleri korunur.
Yeni işlev verilecek yapılarda yapılacak eklerin niteliği ve tarihi yapıyla bütünleşmesi bir tasarım sorunu olarak tasarımı yapan mimar tarafından önce bir avan proje niteliğinde hazırlanarak Koruma Kurulunun görüşüne sunulacaktır.
Yeni olmuş fakat varlıkları bilinen yapı öğelerinin bütünlenmesi, gerekli araştırmalara dayanmak koşuluyla, koruma kurulunun onayına sunulmalıdır.

Bütün onarımlarda restorasyon projesine temel olacak restütisyon çalışmalarının hazırlanması gerekir.

Yok olan tescilli yapılara ilişkin işlemler


Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen yapıların herhangi bir şekilde yok olmalarına sebep olanlar ile aslına uygun olarak bakım ve onarımlarıon9 yaptırmayanlar hakkında ceza mahkemelerinde yasal soruşturma açılır.

TESCİL KAYDI BULUNMAYAN YAPILAR VE ELEMANLAR

Eski yapı envanterlerinin yeterli olmaması nedeniyle 2863 sayılı yasaya göre tescil edilmiş olmasalar da geleneksel mimari değer içeren yapıların Koruma Kurulundan görüş alınmadan yıktırılmaması yönünde gerekli önlemler ilgili belediye veya müze müdürlüğünce alınır.

Uuygulamanın denetlenmesi


Koruma kurullarınca onaylanan her ölçek ve nitelikteki plan ve projelerin uygulamada uzmanlarınca denetlenmesi gerekir.bu yükümlülük koruma kararlarında sorumlu mimarın kimliği belirtilerek vurgulanmalıdır.

Kapsam

Koruma grubu daha önce belirlenmiş ve ilgili koruma kurulunca projeleri onaylanmış yapılarla onaylı koruma imar planında hakkında özel tanım ve hüküm getirilmiş yapılar için geçerli değildir.

Rölöve, restitüsyon, restorasyon projesi hazırlama esasları

1. Genel hususlar

Rölöve çizimleri
Kat planları
Döşeme planları
Tavan planları
Çatı planı
Görünen tüm cepheler
Birbirine dik olarak geçirilecek en az iki, kesit
Yapısal sistem ile malzemeyi tanıtmayı amaçlayan yeteri kadar sistem detayı.
Pencere, kapı, tavan eteği, ocak, dolap, niş, saçak, vb. yapı öğelerinden tipik olanlarına ilişkin detaylar
Fotoğraf albümü.
Yapının onarımı ve yeni kullanımı için getirilen müdahalelere ilişkin ana yaklaşım ve bu ana yaklaşım çerçevesinde yapılacak müdahalelerin anlatımı da kapsam dahilinde olmalıdır.

f t g m