• RestoraTÜRK

  • "Mimari, insan ile varlık arasındaki ilişkiyi düzenleyen disiplindir."

  • Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil imar ettiğiniz şehri tahrip eder... Turgut Cansever

  • RestoraTÜRK

Copyright 2019 - Custom text here

Anna Masala

"Bir gün bir Türk kızı bana ne dedi bilir misiniz?

— Anna Masala, sen hep Itri'den bahsediyorsun. Bu Itri bitti. Ben Mozart'ı severim. 
Ben çok sert bir cevap verdim:
— Çok affedersiniz dedim, bence sen Itri'yi bilmiyorsun kızım. Fakat Mozart'ı da anlamıyorsun."

...

"Gerçi, bir lisan olarak Türkçe var, kendine has bir medeniyetiniz de var. Fakat bu yeni medeniyetten önceki tarihinizi de bilmek lâzım. Tam modern bir Türk olmak için eski kültürünüzü bilmeniz gerekir.

Türk edebiyatına Divan edebiyatı ile başladım. Bence ileri; eski demektir, yani zaman mevzubahis değil. İleri için, yarın da diyebilirim, dün de diyebilirim farketmez.

Bu sebeple Orta Asya edebiyatınızı okumak istedim. Meselâ destan edebiyatı çok mühim. Divân-ı Lügat'it Türk vs... Sonra gördüm ki, iki paralel yol var:
1) Divan edebiyatı, 2) Halk edebiyatı... Ve halk edebiyatında tasavvuf edebiyatı var. Tasavvuf edebiyatı, derya; bitmez tükenmez... Belki ölünceye kadar çalışacağım.

Roma Üniversitesi'ndeyim. Talebelerim çok... Geçen sene otuzdu, bu sene daha fazla. Meselâ geçen sene Yunus Emre'yi okuttum, bu sene başka bir konudan bahsedecektim, onlara... Yok dediler. Hocam ne olur, tasavvufa bayılıyoruz yine tasavvuftan bahseder misiniz?

Neden kompleks var sizde? Ben dikkat ettim şunu gördüm: Bakınız ben Avrupa'da doğdum, Mozart'ı severim, Mozart'ı severken, ben Itri'yi buldum; bayıldım O'na. Bazı Türkler, Itri'yi bilmiyorlar veya bilmek istemiyorlar. Itri'yi misâl olarak söylüyorum. Bunun gibi birçok misâl verebilirim. Kompleks var onlarda.

Bir gün bir Türk kızı bana ne dedi bilir misiniz?

—Anna Masala, sen hep Itri'den bahsediyorsun. Bu Itri bitti. Ben Mozart'ı severim. Ben çok sert bîr cevap verdim:
—Çok affedersiniz dedim, bence sen Itri'yi bilmiyorsun kızım. Fakat Mozart'ı da anlamıyorsun.

Ben, içten ve gerçek söylüyorum, o Türk kızından daha şanslıyım. Kompleks bu... Çünkü ona göre, Itri eski, ne demek eski? Bir dün olduğu gibi, bir de yarın var. Sadece bu gün olmaz. Yarın varsa, bir de dün var. Lâtince öğrendim. Tabii şimdi ben Lâtince konuşmam. Fakat İtalyanca'yı dahi öğrenmek için Lâtince okudum. Bazı Türkler sıkılıyorlar ve diyorlar ki, yüz sene önce, ikiyüz sene önce, bin sene önce başka. Elbette başka. Fakat meselâ ben Micelangelo dersem kompleks yok bende. Ama siz Sinan, daha doğrusu Koca Sinan deyince sıkılıyorsunuz. Pek anlamadım ben bunu."

***

"Anna Masala'nın değerli sekreteri Ayşen Hanım, onun tercümeleri hakkında şunları söylüyor:

— Anna hanımın son yaptığı tercümeler arasında bir Gazi Osman Paşa Marşı var. İnanın, bu gün bunun Türkçesini sekiz yaşındaki bir çocuğa veya seksen yaşındaki bir ihtiyara okuyun, onlar nasıl anlıyor, nasıl ağlıyorlarsa, hiç İtalyanca bilmedikleri halde, tercümesini de okuyunca aynı şekilde hislenip ağlayacaklardır. Çok samimi söylüyorum. İtalyanca veya Türkçe bildiğim için değil. Ben şiiri okuduğum zaman vapurdaydım. İnanır mısınız, avaz avaz bağıracaktım, nerdeyse...

İtalyancayı hiç bilmeyen biri bile, Onun tercümelerini okusa, aynı duyguyu, aynı mânâyı anlayacaktır mutlaka, yani İtalyancasını okurken Türkçe'sini görecektir. Bu kadar derinlemesine hissetmiştir onları yazarken."

***

"Türkiye'de doğup Türk kültürüyle büyüdünüz. Ben sizin sevdiğiniz şeyleri uzun yıllar çalışarak, okuyarak, sohbet ederek öğrendim. Türkiye tarihi beynime işledi. Şimdi Türkiye adı kalbimdedir." Anna Masala
***

"Sadece Türkiye'de böyle bir misafirperverlik vardır. Anadolu'da en fakir köyün en fakir insanı tek tavuğunu alır ve misafiri için keser... Türk'ün misafiri olunca misafir olduktan başka birçok da hediye alınır. Mesela bana, boncuklar, bilezikler, yemeniler, kıymetli kitaplar, el işçiliği tabaklar, gümüş bir ayna ve daha birçok güzel hediyeler verildi..." Anna Masala
***
"Bir Türk evine girince her şeyden önce ninenin elini öpmek gerekir. Nineler evlerinde o kadar saygı görürler ki, ev sahibinin annesi mi yoksa kayınvalidesi mi belli olmaz. Misafiri benim gibi yabancıysa Türk nine köfte yapmayı öğretmekten muska hediye etmeye kadar her türlü Türk geleneğinden bir şeyler gösterir, öğretir. Ben saatlerce onların Kurtuluş Savaşı anılarını dinlerken hediye olarak tığ ile yapılmış dantel örtüler veya oyalı yemeniler hediye alıyordum. Bana göre dünyanın bütün ülkelerinin Türk nine ve dedelerine ihtiyacı vardır." Anna Masala

***
"Yunus Emre'ye tevazuumu, tasavvuf şiirine sevgimi, Hacı Bektaş'a da Anadolu insanına sevgimi borçluyum. Fakat manevi dünyamda başka evliyalar, başka hocalar, başka şairler de yaşar. Türkiye'den uzak olduğum zaman, gurbet illerine düştüğüm zaman hiç yalnız değilim. Anadolu'daki dedelerin aydınlık yüzlerini görüyor, kalbimde hissediyorum." Anna Masala

"Gençliğim sizinle başladı ve ölene kadar da devam edecek. Ben manevi bir Türk'üm" diyen Prof. Dr. Masala; kültürümüzden, edebiyatımıza ve tarihimize kadar çok köklü medeniyete sahip olduğumuzu söylüyor ve ekliyor: "Türk olduğunuz için çok şanslısınız. Bu muhteşem kültüre sahip çıkın ve gelecek nesillere özenle aktarın..." Anna Masala

 Gazi Osman Paşa Marşını da burada sizlere dinletelim.

 

 

 

 

f t g m