• RestoraTÜRK

  • "Mimari, insan ile varlık arasındaki ilişkiyi düzenleyen disiplindir."

  • RestoraTÜRK

  • RestoraTÜRK

Copyright 2017 - Custom text here

Altındağ Kentsel Dönüşüm Projesi

1.    Altındağ’ın Tarihsel Gelişimi
     Cumhuriyet Dönemi ve Jansen Planı
    Nihat Yücel- Reşat Uybadin Planı
    1980 Sonrası Dönem
       2.    Altındağ’daki Kentsel Problemler
        2.1.Konut alanları
        2.2.Gecekondu yerleşimleri
        2.3.İmarlı bölgeler
        2.4.Sit alanları
        2.5.Kent merkezi
        2.6.Çalışma alanları

3.    Planlama Yaklaşımı
3.1. Çözüm Önerileri
3.2. Dönüşüm Projeleri
4.   Örnek Proje: Aktaş-Attila Kentsel Dönüşüm Projesi
4.1. Projenin Amacı
4.2.Mevcut İmar Planı Durumu
4.3. Projenin Dönüşüm Koşulları
4.4.Projenin örgütlenmesi
4.5.Projenin katılımı
4.6.Dönüşüm anlaşmaları
4.7.Dönüşüm finansmanı

3.    Planlama Yaklaşımı
3.1. Çözüm Önerileri
3.2. Dönüşüm Projeleri


4.   Örnek Proje: Aktaş-Attila Kentsel Dönüşüm Projesi
4.1. Projenin Amacı
4.2.Mevcut İmar Planı Durumu
4.3. Projenin Dönüşüm Koşulları
4.4.Projenin örgütlenmesi
4.5.Projenin katılımı
4.6.Dönüşüm anlaşmaları
4.7.Dönüşüm finansmanı
5.   Aktaş Attila Alanının Yeni Çevre Özellikleri
5.1.Ulaşım
5.2.Konut alanları
5.2.1.Yüksek yoğun konut yapılaşma alanları
5.2.2.Orta yoğun konut yapılaşma alanları
5.2.3.Düşük yoğun konut alanları
5.3.Ticaret alanları
5.3.1.Akaryakıt istasyonları
5.4.Sosyal donatı alanları
5
.5.Açık ve yeşil alanlar
 6. Örnek Proje: Altındağ- Doğantepe Kentsel dönüşüm projesi
6.1.Projenin Dönüşüm Koşulları
6.2. Projenin Örgütlenmesi
6.3. Projenin Katılımı
6.4. Dönüşüm Anlaşmaları
6.5. Dönüşüm Finansmanı
      7.  Değerlendirme
      8.  Kaynakça
 
     

1. Altındağ’ın Tarihsel Gelişimi
Ankara Anadolu’nun en eski kentlerinden biridir. Ankara Hititler ve Frigler’den başlayarak değişik devletler tarafından el değiştirdikten sonra Türklere geçmiştir. Yerleşimi, savunması, korunması kolay, ulaşım yönünden ise bir geçit yeri olan Ankara’nın tarihi cok eskilere dayanmaktadır.

Ankara, doğu-batı ve kuzey-güney yönlerine giden iki ana ulaşım hattının dışında, ikinci derece yollarla da Anadolu’nun diğer yörelerinebağlanmaktadır. Bir merkez olacak şekilde, tüm bu yolların ortasında bulunan kent, tarih boyunca kentsel yerleşim alanı olmuş, aynı zamanda askeri ve ticari bir güzergah işlevini de üstlenmiştir.

Altındağ İlçesi, Ankara’nın bu eski tarihi içinde tamamıyla Ankara tarihi ile özdeşleşir. Ankara ve çevresinde yapılan arkeolojik kazılar Altındağ’ın cok eski bir merkezi olduğunu göstermektedir. İlk Ankara bugünkü kale çevresinde kurulmuştur.

Osmanlılar döneminde üretim merkezi heline gelen kent, İstanbul,Bursa, Halep, Venedik, Lehistan, İngiltere gibi yerlere ihracat yapan bir merkez olarak görev yapmıştır. Ticaretin gelişmesine paralel olarak hanlar, bedestenler inşa edilmiş, kentin bu sayede gelişmesi sağlanmıştır.

1.1. Cumhuriyet Dönemi Ve Jansen Planı

1917 yılında Ankara büyük bir yangın yaşadı ve Kurtulus Savaşı sırasında Atatürk’ün Ankara’ya gelmesiye kadar küçük ve gelişmemiş bir Anadolu kasabası olarak kaldı.    
 
Ankara’nın 1919’da başlayan yeni tarihi aynı zamanda Kurtuluş Savaşımız ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihsel gelişimiile iç içe bir süreçtir. Ankara’nın başkent oluşuyla birlikte başlayan dönemde; Ankara ve Altındağ gerek yurt içinde gerekse yurt dışında dikkatleri üzerinde toplayan bir kent olmuştur. Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş çalışmaları Altındağ’dan yönetilmiş, planlanmış ve sonuçlanmıştır.
Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarında küçük bir Anadolu kasabası olan Ankara ( Altındağ ) başkent oluşu ile birlikte, hızlı bir kentleşme göstermiştir. Kentin ticari yaşamı da bu gelişmeye paralel bir çizgi izlemiştir. Geleneksel ticari örgütlenme yavaş yavaş etkisini kaybetmiş, bunun yerini meslek odaları almıştır. Başlangıçta Ulus ve çevresi hem Altındağ’ın hemde tüm Ankara’nın ticaret ve yönetim merkezi iken, son yıllarda kentin Çankatya yönünnde glişmesi nedeniyle bu tür ticari işlevler de Kızılay ve çevresinde yoğunlaşmıştır.
Atatürk’ün 27 Arlık 1919’da Ankara’ya gelişi ve 13 Ekim 1923’de yeni Cumhuriyetin başkenti olarak Ankara’nın kabul edilmesi kentin bugünkü gelişimi için en .önemli başlangıç olaylarıdır.

Jansen Planı; Jansen Ulus’u kentin iş alanı olarak düşünmüş, ticari kesimi bu alanda toplamıştır. Kızılay’ı ise bir semt merkezi olarak ele alarak ve yönetici merkez olarak öngörerek Bakanlıklar TBMM’ni bu merkezde toplamıştır. Jansen’in bu kararı ileriki yıllarda Ulus’un geri planda kalmasına sebep olmuştur. Planlı bir başkent için 1927’de açılan uluslararası Ankara İmar Planı yarışmasında 50 yıllık nüfus kestirimi için 300.000 kişi belirlenmişti. Ancak Ankara’nın nüfusunun düşünülenden hızlı artşı, plan kararlarının yeterli yaptırımları getirememesi, hızla artan iç göçlerin baskısı ile kentin gelişmesi kontrol edilememiş ve daha 1950’lerin başında Jansen Planının öngördüğü 300.000 lik nüfus hedefi aşılmıştır.

Ankara’ya yurdun dört köşesinden akın başlamış; gelen işçiler, esnaf ve hatta memurlar plan dışı alanlarda kaçak inşaata girişmişlerdir. Bu dönmde Bentderesi’nin arkasında ilk gecekondular oluşmuştur. Buralarda kanalizasyon, su gibi altyapı hizmetlerinin bulunmaması Eski Şehir dokusunu bakımsızlaştırmaya ve sağlıksızlaştırmaya başlamıştır. Bu gelişmelere rağmen Ulus, kent merkezi işlevini sürdürmye devam etmiştir. Fakat Dışkapı, iskitlet, Samanpazarı ve sıhhiye yönlerinde merkez uzantıları oluşmaya başlamıştır.

1.2. Nihat Yücel- Raşit Uybadin Planı:

1955 yılında hazırlanan imar planına göre Kızılay yeni merkez seçilmiştir. Bu planda 2000 yılı 750.000 öngörülmüş,ancak ankara daha 1965’e gelmeden bu nufusun çok üstüne çıkmıştır. Aşırı nüfus artışları bu planla da denetlenememiştir. Yağ lekesi şeklinde bir gelişme öngörülmüştür, belirgin bir gelişme yönü gösterilememiştir. Bu esnada Altındağ bu çarpık yapılaşmadan etkilenmiştir. 1990 şemasında kentin tamamen İstanbul ve Eskişehir yolları boyunca batı koridorunda gelitirilmesi hedeflenmiş ve uygulamalar bu yönde yapılmıştır. Oysa kuzey ve doğu akslarında sadece mevcut gecekondu alanlarının yenilenmesinin ötesinde bir karar planı üretilmemiştir. Bu durumda Altındağ’da gecekondu alanlarının gittikçe gelişmesine neden olmuştur. İhmal edilen bu bölgede yeni konut alanları oluşturulmadığı için kentsel alanlar boş ve tanımsız kalmış, gecekondulaşmaya çanak tutumuştur.  

1.3. 1980 Sonrası Dönem:
Bu  dönemde imar planı olrak hiçbir çalışma yapılmamış, ancak mevzii düzeyde planlama çalışmaları yapılmıştır. Bu süre içerisinde ilçe bütününde de imar planı çalışması yapılmamaıştır. 1984’te çıkarılan imar kanunu,  imar planlarının hazırlanıp onaylanması konusunda belediyelere yetkiler tanımıştır.

Bu arada imar affı kanunu çıkacağının halk tarafından duyulmasından sonra, tüm bölgede yoğun bir gecekondulaşma başlamıştır. 1-2 katlı olan binalar eklentiler yapılmak suretiyle bu bolgede 4-5 katlı binalar yapılmıştır. Yoğun bir gecekondu dokusu bulunan bu alanlara, kentsel servis ve altyapı yeterli düzeyde götürülememiştir.

2. Altindağ’daki Kentsel Problemler
Altındağ’ın kentsel sorunları her ne kadar Ankara kent bütünü içinde bir parça olarak değerlendirilse de; başka hiçbir ilçede olmayan kentsel problemlerin sadece Altındağ’da olduğu da bir gerçektir. Örneğin; sit alanları, kent merkezi, sanayi yapıları, hastaneler, heyelan, arazi yapısı, gecekondu ve ilk yerleşim yeri olmasından kaynaklanan  bölünmüş hisseli tapular gibi problemler. Bu problemlerin çok ve karmaşık olması, diğer sorunların çözümünü de etkilemekte ve öncelik sırasını da değiştirmektedir.
Altındağ’da çözülmeye çalışılan kentsel problemler şunlardır:

2.1. Gecekondu Yerleşimleri
Gecekondu sorunu ülkemizin büyük kentleri başta olmak üzere birçok ilimizin en önemli sorununu oluşturduğu gibi Ankara Kenti’nin de en önemli sorununu oluşturmaktadır. Çünkü Ankara’nın başkent oluşundan günümüze kadar kent önce merkezde sonra çevre semtlerde gecekondu işgaline uğramıştır. Kentin her bölgesi çağımızın kentsel sorunu olan gecekondudan nasibini almıştır. Altındağ gecekondudan en çok etkilenen bölge olmuştur.
Altındağ’daki gecekonduları;

a) İlk gecekondu yerleşim bölgesi olan Eski Altındağ’ın yakınında yer alan gecekondu alanları ( Hıdırlıktepe, Atıfbey, Yenidoğan, Aktaş, Ulus ve Hacıbayram çevresi)

b) Samsun yolunun kuzeyinde yer alan ve yoğun bir gecekondulaşmanın yer aldığı bölgeler ( Hacılar, Ulubey, Battalgazi, Önder, Güneşevler, Gülpınar Mahalleleri)

c) Son dönemde gelişen gecekondu bölgeleri ( Karapürçek, Beşikkaya, Feridunçelik, Doğantepe, Baraj Mahalleleri) olarak ayırabiliriz.

Bu bölgelerde yer alan gecekondulara bakıldığı zaman özellikle Eski Altındağ’da yer alan gecekonduların zamanla yapısal olarak özelliklerini yitirdikleri, gecekondu sahiplerinin binalarını terk ettikleri, binalarda düşük gelir gruplarının yaşadıkları gözlemlenmektedir.

Cumhuriyet ile birlikte Ankara’daki gecekondu stokunun ve düzensiz yapılaşmanın yükünü çeken bu alandaki ortalama bina yaşı 40-50 yıldır. Son dönemde yapılan gecekondu yok denecek kadar azdır. Tamamına yakını 20-30 sene öncesinden tamamlanmıştır. Bu alanlarda önceleri sadece barınmak amaçlandığı için yapı kaliteleri çok kötüdür. Teneke ve baraka tipi gecekondular ağırlıktadır. İlk yıllarda Ulus ve civarında çalışan amele ve işçilerin kaldıkları yerler daha sonraki yıllarda diğer ailelerin de yer seçtiği bölge olmuştur. Ancak yıllar boyu planlı olmasına rağmen bu alanların imarlı yapıya dönüşememesi ve kentsel hizmetlerin götürülmemesi nedeniyle, bu alandaki ev sahipleri evlerini kiraya vererek, zamanla kentin diğer semtlerine taşınmışlardır. Ankara’da yeni ve düzenli konut alanlarının açılması ve belediyenin tüm hizmetlerini bu bölgelere kaydırması nedeniyle Eski Altındağ dokusu gittikçe geri kalmış, hizmetlerden mahrum edilmiş, dolayısıyla da burada yaşayan nüfusun da sosyal ve ekonomik durumunda değişmeler olmuş, orta ve üst gelir grupları burayı terk etmiş yerine dar gelir grupları ile marjinal kesim insanları yerleşmiştir. Bölgeler arası dengesizliğin yol açtığı bu durum nedeniyle şu anda %80lere varan kiracılık oranı ortaya çıkmıştır. Zaten binaları eski ve kötü durumda olan mal sahipleri de burayı terk edince, bu dokunun güzelleştirilmesi bir tarafa yıkılmalarını engellemek bile sorun olmaktadır. Çoğunluğu 1-2 katlı olan yapıların tamamına yakını ekonomik ömrünü doldurmuştur.
Sonuç olarak bu dokunun büyük bir kısmı, kentsel hizmetlerin son yıllara kadar ihmal edilmiş olması nedeni ile bi çeşit çöküntü alanına dönüşmüşlerdir. Bununla birlikte; özellikle Çalışkanlar, Gültepe, Yenidoğan bölgelerinde ise daha çok aile dokusu muhafaza edilmiştir. Bu yerlerde, imarlı doku ile entegrasyonun başlaması nedeniyle, yer yer apartmanlaşma süreci başlamıştır.

Bu sorun kendine özgü içeriği nedeniyle klasik imar planı yaklaşımı ile çözülememektedir. Öncelikle teknik ve sosyal altyapı eksiklerinin giderilmesi ile bölgenin ekonomik ve sosyal dokusunun canlandırılması gerekmektedir. Bu amaçla kentsel dönüşüm projelerinin hızlı ve paket uygulamalar şekliyle çözüm yöntemi bu alanlar üzerinde yoğunlaştırılmalıdır.

Samsun yolunun kuzeyindeki, çoğunlukla 1960’lı yıllardan itibaren yapılaşmaya başlayan gecekondu alanları, özellikle Siteler Küçük Sanayi Alanının büyümesi ve imar affı yasalarının olumsuz etkileri ile değişik zamanlarda ilaveler ve kat çıkmalar sonucunda sadece yatayda değil, dikey olarak da yoğunlaşmışlardır. Bu alanlar, daha çok köyden kente göç ile gelen insanların, daha çok kırsal özellikleri de oturdukları mekana yansıttıkları, bahçe içinde ağacı, yeşil alanı, kümesi olan ve hemşerilik ilişkilerinin yoğun olduğu orta ve dar gelir grubuna mensup ancak kent ile bütünleşmeye hazır bir sosyal dokunun bulunduğu yerler olmuştur. Zaten zamanla ekonomik durumu iyiye gidenler kentin imarlı alanlarına taşınmışlardır.

Ancak, Siteler civarındaki mahallelerde durum biraz daha farklıdır. Sitelerin gelişme potansiyeli ile buralardaki yapılar çok yoğunlaşmıştır. Önceleri Sitelerde çalışanların evlerinden oluşan bu alanlar zamanla işyeri ve imalathaneye dönüşmüştür. Kentsel rantın bu bölgede yoğunlaşması, bu alanların arsa fiyatlarını, dolayısıyla kaçak yapılaşma ve  ileriye yönelik spekülasyonları da arttırmıştır. Islah imar planlı bu bölgelerin imar planları ile dönüşümleri yapılmaktadır.

Son dönemdeki gecekondu yapıları ise özellikle mevcut yerleşim alanını bitmesi nedeniyle boş ve tanımsız olan çevre semtlere kaymıştır. Baraj, Karapürçek, Beşikkaya vb mahallelerdeki gecekondulaşmalar özellikle son 10-15 yıl içerisinde yapılan yapılardır. Bu alanlarda da kırsal özellikler barınmaktadır. Ancak kentsel servisler kenarda kalmanın getirdiği zorluklar nedeniyle daha azdır. Özellikle orman alanı ve tanımsız maliye hazinesine ait yerler ile dik ve kayalık bölgelerde yapılaşma olmuştur. Son yıllarda gerçekleşen Ankara Çevre Otoyolunun Samsun-Esenboğa yol bağlantısının bu bölgenin içinden geçmesi de ayrıca gecekondulaşma için önemli bir tehdit oluşturmaktadır.

Bu gecekondu alanlarının her biri için en iyi çözümü üretecek şekilde planlama yöntemleri uygulanarak; daha modern konut alanlarına dönüşümün olacağı planlama ve projelendirme çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Gerek gecekondu ıslah imar planları, gerek imar planları ve gerekse, ketsel dönüşüm projelerini hayata geçirerek, kentin çok önemli olan gecekondu probleminin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Yukarıda bahsedilen bu alanların tamamına yakın kısmında ıslah imar planları yapılmıştır. Ayrıca gecekondulaşması olası olan Karapürçek ve Uzunburun mevkiinde gecekondunun önüne geçebilmek için ıslah imar planları hazırlanmış ve onaylanmıştır.
Gecekondu bölgelerinde yapılan ıslah imar planları ile, bu alanlarda yer alan düzensiz yerleşimin ortadan kaldırılması, bu alanların modern kent mekanı haline gelmesi, kentsel servislerin ve altyapıların bu alanlara kazandırılması, Altındağ için imarlı-imarsız bölge tanımını ortadan kaldırılması hedeflenmiştir. Gecekondu bölgelerinde yaşayan insanların çeşitli sosyal aktivitelerinin karşılanması amacıyla bu bölgeler için imar planlarında sosyal donatı alanları ayrılmıştır. Ankara kentinin diğer bölgelerinde yer alan aktivitelerin bu bölgelerde de uygulanması düşünülmüştür.kentin diğer bölgeleri ile bütünleşmesinin sağlanması amacıyla ulaşım aksları oluşturulmuştur.

Ankara kentini güneyinde yer alan bölgelerde rantın yüksek olması, bu bölgelerde planlı yapılaşmanın daha hızlı bir şekilde gelişmesini sağlamıştır. Altındağ ilçesinde rant bu kadar yüksek olmadığı için imarlı alanlarda yapılaşma hızı daha düşük düzeyde kalmaktadır. Bunun yanı sıra mülkiyet dokusunun hisseli ve çok bölünmüş olması, yapı yoğunluğunun yüksek oluşu, binaların kaliteli ve yüksek katlı olması da kentsel dönüşümü engellemektedir.

Sonuç olarak gecekondu alanlarının sağlıklaştırılması veya bu kentsel sorunun çözülebilmesi sadece belediyelerin yapacakları planlama çalışmaları ile olmamaktadır. Merkezi hükümetin genelde, gecekondu sorununa bakışındaki çelişkini düzeltilmesi ve kentsel arsa-konut politikalarının yenilenmesi ile mümkün olacaktır.

2.2. İmarlı Bölgeler
Altındağ’daki yapılaşmış imarlı konut alanları;diğer ilçelere göre daha önce bahsedilen nedenlerden dolayı daha az yer kaplamaktadır. Çoğunluğu Bölge Kat Nizamı Planı ile yapılaşmış olan Aydınlıkevler, Türk-İş blokları Güneşevler’in bir kısmı Örnek Mahallesi ve Ziraat Mahallesi ile sınırlı bu bölge genellikle yapılaşmanın tamamlandığı alandır. Kent merkezine yakın olmaları nedeniyle, kentsel hizmetlerden fazlaca yararlanan bu bölgelerde, konut dokusu ortalama 3-4 kat olup, gelir durumu orta düzeydedir. Bu alanlar Altındağ için en az sorun çıkaran yerlerdir. Nüfusun yaklaşık %45i bu alanlar üzerinde yaşamaktadır. Bununla birlikte nüfusun artması ve yapı yoğunlaşması nedeniyle mevcut sosyal donatı ve ulaşım ile alt yapı yetersiz kalmaktadır.
Tüm konut alanlarında, tek tip planlama çalışması ile sorunları çözmek mümkün olmamaktadır. Bu nedenle her bölge için öncelikle oraya ait sorunlar belirlenmiş ve çözüm yöntemleri saptanarak farklı planlama çalışmaları yürütülmektedir. Özellikle Eski Altındağ bölgesindeki gecekondu alanının, mevcut planların öngördüğü, serbest piyasa koşulları ile ( müteahhit, yap-satçılar tarafından) imarlı yapıya dönüşmesinin çok zaman alacağı ortadadır. Bu nedenle, bu alanlar öncelikli bölge kabul edilerek, pilot uygulamalar ile kentsel dönüşüm projeleri( Aktaş-Atilla, Gökçenefe-Doğanşehir gibi) buralarda uygulanmaktadır. Belediyenin kendi mülkiyeti de kullanılarak yıllardır çözüm bekleyen bu alanlar için farklı bir yöntem denenmektedir.
Diğer gecekondu alanlarında ise, mevcut plan verileri yeterli olduğu için öncelikle ulaşım ağının kurulması ve altyapı hizmetlerinin götürülmesi ile müteahhitlerin gelebileceği koşullar oluşturulmaktadır. Bu sayede kentle entegrasyon ve düzenli yapılaşma hızlanmış olacaktır.

2.3. Sit Alanları
Ankara’daki Sit Alanları ve tescilli yapıların tamamına yakınının Altındağ sınırları içinde bulunması ise ayrı bir uğraşı alanıdır. Tarihi kent dokusu diye adlandırdığımız Ankara’nın en eski uygarlıklarının izi bulunan bu alanın üzerinde birçok tescilli tarihi ev, konak, çeşme, mescit, camii, türbe vb yapı bulunmaktadır. Bunlar, 49 adet Hamamönü’nde, 117 adet Keçiçi’nde olmak üzere toplam 320 adettir. Tarihi mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla yaklaşık 300 ha’lık bir alan üzerinde 1980 yılında Kültür Bakanlığı’nca alınan kararlar gereğince “Sit” kararı vardır.

Çoğunluğu 2.Derece Kentsel Sit Alanıdır bunun yanı sıra 1.Derece Kentsel Sit Alanı da mevcuttur. Turistik merkez olan Ankara Kalesi, Roma Hamamı, ve Tiyatrosu, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, geleneksel ticaretin hala sürdüğü Samanpazarı, At Pazarı, Koyun Pazarı, Çıkrıkçılar Yokuşu, Saraçlar Çarşısı,eski konut dokusununbulunduğu, Hamamönü, Ulucanlar, Kale etekleri ve ticaret merkezi olan Ulus’un tamamı Sit Alanı kapsamındadır.

Bu alandaki planlama yetki ve kararları ile uygulama mevzuatları daha farklıdır.2863 Sayılı Yasa ile oluşturulan Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu alanda karar ve onama yetkisine sahiptir. Bu bölgede koruma amaçlı imar planı dışında plan yapılamaz. Bu planlar ile mevcut dokunun ve yapının korunması bunun yanı sıra da iyileştirilerek geliştirilmesi esastır. Daha çok röleve-restorasyon projeleri ile doku korunmaya çalışılmaktadır.yeni inşaat veya onarım-tadilat izinleri de yine bu mevzuata göre değerlendirilmektedir.

2.4. Kent Merkezi
Bilindiği üzere Ankara’nın en eski kent merkezi Ulus ve çevresindeki ticaret bölgeleridir. Ancak zamanla Ulus, Kızılay’ın gelişmesi ile ikinci konuma düşmüştür. Her ne kadar Jansen planında Ulus bir iş merkezi, Kızılay semt merkezi olarak planlanmış ise de, planın bu yönü de tutmamış ve zamanla Ulus’ta bulunan birçok idari-ticari ve diğer merkez aktiviteleri Kızılay-Bakanlıklar aksına kaymıştır. TBMM, Çankaya Köşkü ve Bakanlık binalarının birçoğunun bu alanda inşa edilmesi Ulus’un önemini azaltmış ve gittikçe geri kalmasına neden olmuştur. Daha sonra yapılan tüm planlama çalışmaları ve kentsel politikalar hep bu ikilemi güçlendirmiş ve Kızılay’ın daha gelişmesine, Ulus’un ise buna oranla iyice geri kalmasına neden olmuştur.

Kızılay artık kentin modern merkezi haline gelmiş, Ulus ise barındırdığı özelliklerde dolayı geleneksel ve tarihi merkez rolünü üstlenmek zorunda kalmıştır. Bu durum Ulus ve Hizmet ettiği Altındağ için hiç de hak edilen bir şey değildir. Kızılay ve daha güneydeki Çankaya-Bakanlıklar-Kavaklıdere gibi semtlerde, uluslar arası şirketler, büyük banka ve holding binaları, elçilikler yer seçerken; Ulus,Samanpazarı, Dışkapı gibi semtlerde ise daha çok kentin dar gelirli gruplarının kullandığı geleneksel ticaret ve alışveriş mekanları, konut, turistik konaklama, ticaret, imalathane, yer yer resmi kuruluşlar, hastane, okul vb tesisler iç içe geçmiş durumdadır.

Ancak bu durum ne kentin sağlıklı gelişmesi için, ne bölgeler arası eşitliğin korunması, ne de Ankara kent makroformunun gelişimi için olumlu bir gelişme değildir. Çünkü kentin güneyde gelişeceği bir yer artık kalmamıştır. Atakule’den Köroğlu sokağa kadar dayanmış olan bu gelişmenin buradan ilerlemesi söz konusu değildir.

O nedenle, son yıllarda Ulus’un varlığı yeniden keşfedilmiş ve kentin batıya açılımı ile yeni kent merkezi ve merkezi iş alanı aktivitelerinin Ulus ile başlayan Dışkapı-İskitler aksına doğru gelişen bir alana yönlendirilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bu gelişmeye Altındağ açısından baktığımızda, yıllardır geri kalmış, zayıflamış birçok merkezi iş kollarının buraya gelmesiyle ticaret kapasitesi artacak, dolayısıyla bu alandaki kentsel rantın potansiyelinde önemli artış olacaktır. Ayrıca, yeni yapılaşmalar ve modern kullanımlar ile daha çağdaş ve yenilenmiş kent merkezleri oluşacak, dolayısıyla Altındağ içinde bu alanın çehresi değişecektir. Merkez civarındaki konut alanlarının değeri artmış olacak ve kentsel dönüşüm hızlanacaktır. Yıllardır kentte oluşan rantın büyük çoğunluğundan pay alan güney kesimine göre, Altındağ bir çekim noktası haline gelecek ve kentsel kalite artacak, yaşayanların ekonomik özellikleri ile yaşam standartlarında ve koşullarında önemli ilerlemeler görülecektir.

İşte, Ulus Tarihi Kent Merkezi Koruma Islah İmar Planı sadece koruma açısından değil, Ulus’un yeniden Ankara’nın güçlü merkezi haline gelmesi ve bu bölgenin canlanması için de çok önem taşımaktadır. Yine Uluslararası Ticaret Merkezi ve Merkezi İş Alanı projelerinin Dışkapı-İskitler bölgesi için belirlenmiş ve plan çalışmalarının tamamlanıp uygulama aşamasına gelmiş olması da son zamanlarda geç de olsa kent merkezinin yeniden oluşturulması yolunda önemli adımlar olarak değerlendirilmelidir.

2.5. Çalışma Alanları
A ltındağ’daki en önemli çalışma alanı hiç kuşkusuz Siteler Küçük Sanayi alanıdır.1970’lerde kurulan ve günümüzde sadece Ankara’ya değil Türkiye’nin tüm yörelerine, hatta yurt dışına hitap eden iş kapasitesi ile Siteler tam anlamıyla bir çalışma bölgesidir. Bünyesinde barındırdığı mobilya ve ahşap ürünlerinin imalatı ve satışına yönelik faaliyetlerin yanında diğer yan sektörler ile birlikte hesaplanandan fazla büyüme göstermiştir. Samsun yolunun zamanla şehir içi yol haline gelmesi ve civardaki boş alanların tamamen gecekondular ile kaplanması sebebiyle, sitelerde yeni gelişme alanı ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Ancak kentin daha uzağında ve konutlardan uzak bir alan ayrılmadığı için, Siteler kuzeye doğru Önder , Hacılar-Ulubey Mahallelerine doğru gelişmiş ve mevcut planlı alanın ötesinde, mahalleleri tehdit ederek konut alanlarını işgal etmeye başlamıştır.
Zamanla önce zemin katlar, sonra üst katlar olmak üzere tüm sokaklar imalathaneye dönüşmüştür. Bu süreç hala devam etmektedir. Sitelerin mevcut yoğunluk problemi ve kendi iş potansiyelinin yarattığı iş ve ulaşım trafiğinin sıkıntılarını çözmeye çalışırken, bunun yanında iş yerlerinin konutları işgal etmemesi ve yaşama alanları ile çalışma alanlarının birbirinden tamamen ayrılarak her iki kullanımın da daha modern gelişme göstermeleri ile de uğraşmak zorunda kalınmaktadır.

Sitelerin gittikçe büyümesine engel olmak ancak kent bütününde aynı işlevi yüklenecek yeni bir çalışma alanının oluşturulması ile mümkündür. Artık kent merkezi sayılacak böyle bir alanda , bu kapasitede çalışan sanayi alanı olmamalıdır. Doğru kentsel politikalar ile zamanla sitelerin imalat yapan birimlerinin bu alandan uzaklaştırılması ve satış-sergiye yönelik alt merkez fonksiyonlarının ön plana çıkartılması gerekmektedir. Böylece civardaki konut alanı işgali de önlenmiş olacak, daha düzenli kentsel mekanlar oluşturulabilecek ve kentsel hizmetler daha kolay götürülebilecektir. Çünkü Siteler ne kadar plansız kontrolsüz bir şekilde büyür ise, etraftaki konut alanlarının dönüşümü zorlaşmakta ve kaçak yapılaşmalar ile bu alanlar haddinden fazla yoğunlaşmaktadırlar. Yani bu sorun aynı zamanda konut alanlarındaki sorunlar ile de doğrudan bağlantılı olup, olumsuz etkileri olmaktadır.

Siteler konut alanlarına doğru genişlerken, çevresindeki gecekondu alanları da hızlı büyümüştür. Siteler, çevresindeki gecekondu alanları için bir merkez kullanımına da dönüşmüştür. O çevrede yaşayan insanların alt merkez olarak kullandıkları Siteler’de form değişikliği başlamıştır. Beyaz eşya, bankalar, döviz büroları gibi ticari aktiviteler hızla çoğalmıştır. Bunun yanı sıra mobilya sektörü üzerinde uzmanlaşmış imalathane ve fabrikalar da kent dışında yer seçme eğilimine girmişlerdir. Siteler içinde ana caddelerde satış ve sergiye yönelik büyük mağazalar çoğalmıştır.

3. Planlama Yaklaşımı
Mevcut kentsel problemleri en aza indirecek ve bunun yanı sıra gelecek 20-30 yıllık perspektif ile gelişmeyi yönlendirecek, yeni kuşaklara daha modern, daha yaşanılabilir ve kentleşmiş bir Altındağ bırakabilmek planlama stratejisi olarak ifade edilebilir.

3.1. Çözüm Önerileri
Kamu yararı ve eşitlik ilkesinin dengelenmesi sonucunda üretilen planlardaki münferit ve noktasal ölçekteki plan değişikliği uğraşıları, sadece bir sorunu çözmek ve mağduriyeti gidermek için yapılmalıdır. Bunun bir genel yöntem olmaması ve planın bütünlüğünü etkilemesi gerekir. Yapılmış ve yürütülmekte olan tüm plan çalışmalarının kendine özgü yaklaşımları ve çözüm önerileri vardır. Altındağ’da her sorunlu alana veya bölgeye özgü plan ve plan notları üretilerek kalıcı çözümlerin getirilmesi amaçlanmıştır.

•    Bölgeler arası dengenin kurulmasını sağlamak,
•    Yapı ve nüfus yoğunluğunu belli ölçüde tutarak açık ve yeşil alanların daha fazla olmasını sağlamak,
•    Yaşayanların sosyo ekonomik özelleklerini göz önüne alarak kentsel aktivitelerin yer seçimini buna göre belirlemek,
•    Kent ekonomisini canlandıracak kentsel servisleri hizmete sokarak kentin ve kentlinin ekononmik düzeyinin artmasını sağlamak,
•    Ulaşım ve alt yapı şebekelerinin kentin her taragına en rahat ve ucuz şekilde ulaşması sağlamak,
•    Geleneksel dokunun ve tarihi mirasin korunması ve yaşatılabilmesini sağlamak, yaklaşımların çözüm önerilerinden sayılabilir.

3.2. Dönüşüm Projeleri

3.2.1. Feridun Çelik-Başpınar-Beşikkaya-Doğantepe Mahalleleri Projesi
3.2.2. Güneşevler-Doğu-Gülpınar-Yıldıztepe Mahalleleri Projesi
3.2.3. Karapürçek-Beşikkaya-Çamlık Mahalleleri Projesi
3.2.4. Baraj Mahallesi Gecekondu İmar Planı
3.2.5. Güneşevler-Ali Ersoy Mahalleleri Projesi
3.2.6. Başpınar Mahallesi Projesi
3.2.7. Gültepe-Server Somuncuoğlu-I. Sultan Murat-Gökçenefe-Çalışkanlar-Doğanşehir
3.2.8. Aktaş-Atilla-Hıdırlıktepe Mahalleleri Projesi
3.2.9. Alemdağ-Battalgazi-Hacılar-Ulubey-Önder Mahalleleri
3.2.10. Doğantepe-Başpınar-Solfasol Mahalleleri Projesi
3.2.11. Plevne Mahallesi Projesi
3.2.12. Deniz Mahallesi Projesi

4. Örnek Proje Aktaş- Atilla Kentsel Dönüşüm Projesi

4.1. Projenin Amacı
Eski Altındağ olarak adlandırılan ve Ankara’nın en eski konut dokusunu oluşturan, Aktaş-Atilla-Gültepe-Server Somuncuoğlu-Çalışkanlar-Gökçenefe Mahallelerini kapsayan bölgede, yaklaşık 40 yıldır, imar planları bulunmasına rağmen düzenli yapıya dönüşüm gerçekleşememiştir.

 Eski Altındağ Kentsel dönüşüm Projesini de kapsayan bu bölgede bir an önce bölgenin gelişmesine ve yapılaşmasına yardımcı olmak, bölge halkının yaşam düzeyini geliştirmek, bölgenin ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı tesisilerinin gerçekleşmesini sağlamak amacı ile dönüşüm projeleri hazırlanarak uygulamaya konulmuştur.

Belediyenin bu projedeki amacı, Eski Altındağ diye adlandırılan bölge içinde pilot bölgelerin, dönüşümünü sağlayarak, gelişimi hızlandırmak ve genele yaymaktır.


4.2.Mevcut İmar Planı Durumu

Proje kapsamında kalan bölgede 1967 yılında yapılan Kat Rejimi Planları doğrultusunda imar planları yapılmıştır. Alanın büyük bir kısmının kamu mülkiyetinde olması sonucunda imar planına uymayan kaçak ve gecekondu şeklinde yapılaşmalar olmuştur.

4.3. Projenin Dönüşüm Koşulları
Anılan alnın başkent Ankara’nın kent merkezine çok yakın olması ve dönüşüm sürecini yaşamamış olması, acil bir organizasyon gerektirmiştir. Bunun yanı sıra söz konusu alanda atıl vaziyette duran belediye parsellerinin büyük bir alanı kapsaması, projenin Altındağ Belediyesi tarafından başlatılması için itici güç olmuştur.

4.4. Projenin Örgütlenmesi

Projenin uygulanmasını Altındağ Belediyesi üstlenmiştir. Altındağ Belediyesi Şirketi projeyi yürütmüştür. Proje alanında tapulu arazisi olan hak sahiplerine 4-5 adet apartman dairesi tahsis edilmiştir. Tapulu evi olan hak sahiplerine 1 adet apartman dairesi verilmiştir. Tapusu olmayanlara ise ayda 250-300 YTL taksitle 4 yılda ödenmesi şartıyla 1’er adet apartman dairesi tahsis edilmiştir.

4.5. Projenin Katılımı

Projenin uygulanma işlemini Altındağ Belediye Şirketi üstlenmiştir.

4.6. Dönüşüm Anlaşmaları
Dönüşüm sürecinde hak sahipleri Altındağ Belediye Lojmanlarında kira bedeli ödemeden oturmuşlardır. Konutların hak sahiplerine dağıtılması aşamasında; Tapulu daire sahibi olanlara 1 daire, tapusu olmayan hak sahiplerine giriş katlarda 1 daire tahsis edilmiştir.Tapulu arazi sahibi olanlar ise arazilerinin büyüklüğüne göre 4-5 adet ve 4. 5. 6. katlarda daire sahibi olmuşlardır. Proje planı vatandaşlara belli aralıklarda yapılan toplantılarla duyurulmuştur. Gecekondu sahipleri bu toplantılarda bilgilendirilmiş ve projenin sunacağı imkanlar anlatılmıştır. Böylece hak sahipleri ikna edilmiş ve yaklaşık %100 halkın desteği sağlanmıştır.

4.7. Dönüşüm Finansmanı
Aktaş-Atilla Dönüşüm Projesi’nde akaryakıt istasyonunun tamamlanması ve satılması ile başlamıştır. İstasyonun satışında elde edilen gelir ile proje uygulaması hız kazanıp, konut dönüşüm süreci başlamıştır. Gecekondu sahiplerine belediye lojmanlarında kira bedeli ödemeksizin, geçici bir süre iskan sağlanmıştır. Doldur- Boşalt sistemiyle uygulanan projede etaplar hlinde konutlar tamamlanmış, hak sahiplerine dağıtılmıştır. Belediye’ye ait konutların satışından elde edilen gelirle proje devam ettirilmiştir. Gecekondu sahipleri 4 yıl boyunca ayda 250-300 YTL kira ödemeyi taahhüt ederek konut sahibi olmuşlardır.

5. Aktaş-Attila Alanının Yeni Çevre Özellikleri

5.1.Ulaşım
Planlama alanı ulaşım açısından incelendiğinde erişilebilirliği yüksek bir bölgede yer aldığı görülür. Planlama alanı güneyinde 40 metrelik Plevne ve Bentderesi Caddeleri; kuzeyinde 50 metrelik Altındağ ve Şehit Talip Yener Caddeleri ile doğusunda 20 metrelik Gültepe Caddesi bulunmaktadır.

Planlama alanı çevresi böylesine zengin bir ulaşım ağına sahip iken planlama alanı içinde işleyen tek yol, 20 metrelik Meram Caddesidir. Plan kararları ile bu 20 metrelik Meram Caddesi planlama alanı ana dağıtıcı arter görevini üstlenmektedir. Bunun yanında yeni bir plan kararı olarak 20 metre genişliğindeki Şehit Talip Yener Caddesi, Samsun yolundan gelerek güneye doğru devam ettirilerek Plevne Caddesine kadar bağlanmış ve planlama alanının 2i önemli aksını oluşturmuştur. Bu iki ana aksı birbirine bağlayan ve bölüm içlerine dağıtan 15 metrelik yollar arazi eğim yönünü izleyerek oluşturulmuştur.

Yaya yolları ise yüksek eğim nedeniyle trafiğe açılamayan alanlarda yer almasının yanı sıra kendi içinde bir sürekliliğe de sahiptir. Yaya yolları kesintisiz olarak tüm sosyal donatı alanları, konut alanları ve park alanlarını birbirine bağlamaktadır.

Ayrıca bölgenin ihtiyacı olan otopark kullanımları da hem plan üzerine çizilmek, hem de plan notları ile desteklenmek suretiyle düşünülmüştür.

5.2.Konut Alanları
Hazırlanan imar planına göre üç tip yapılaşma koşulu, 28 adet konut adası oluşturulmuştur. Konut alanları toplamı 318.523M2 ye düşürülürken, inşaat alanları toplamı 491.721M2 olarak hesaplanmaktadır.

5.2.1.Yüksek Yoğun Konut Yapılaşma Alanları
Proje alanı topoğrafik açıdan incelenmesi sonucunda; yumuşak eğimli bir tepelik alanın üst kısmına gelen bölge, yüksek yoğun konut alanları için ayrılmasının uygun olacağı düşünülmüştür. 10 adet konut adası yüksek yoğun yapılaşma hakkına sahiptir.

E=1.8 ve Hmax=30.50 metre yapılaşma koşullarına göre tek ada tek parsel şeklinde yapılaşacaktır.
Plan üzerinde ticaret kullanımının taralı olduğu alan, Yüksek Yoğun Konut binaları altında yer alacak zemin kat ticaret kullanımını ifade etmektedir. Plan üzerinde işaretlenmiş olan alan aynı zamanda tüm planlama alanının merkez meydan niteliğinde düzenlenecek olup, bölgeye hizmet verecek ticari fonksiyonlar bu meydan çevresinde yer alacak yapıların zemin katlarında yer alabileceklerdir.

Yüksek Yoğun Konut Alanlarında ada bazında 1/500 ölçekli kentsel tasarım projeleri İmar Müdürlüğünce onaylanmadan inşaat ruhsatı verilmeyecektir. Burada amaç, yapıların yerleşim düzeni, ada içi yaya yolları otopark yer seçimleri, yapıların arazi eğimi açısından ve güneşlenme açısından uyumlu yerleşimi vb. hususlarda diğer adalarda olan ilişki ve uyumunu sağlamaktır. Bu amaçla sunulan 1/500 ölçekli kentsel tasarım projeleri İmar Müdürlüğü tarafından uygun görülmeden inşaat ruhsatı verilmeyecektir. Teorikte bölgelerin dönüşünü zorlaştırdığı düşünülebilecek bu uygulama ile pratikte, yapılaşma ile eşzamanlı yürüyen bir kentsel çevrenin oluşmasının bölgeye katacağı artı değerin getirileri çok fazla olacaktır.

Yüksek ve Orta Yoğun Konut Alanlarında  ada bazında 8 ve 10 katlı yapılaşmalarda dikeyde yükselirken yatayda ise daha geniş alanların park, çocuk bahçesi, spor alanı, otopark vb kullanımlara ayrılmış olacaktır.
Bu yapılaşma şeklinin, klasik nizam yapılaşmalarda çoğu zaman atıl vaziyette kalan yan ve arka bahçelerin , bu şekilde birleştirilerek büyük ortak kullanım alanları oluşturulmasıdır. 121.415M2lik alan, Yüksek Yoğun Konut alanı olarak ayrılmıştır. Belirlenen yapılaşma koşullarına göre 218.547M2 inşaat alanı, ortalama 100M2 daire büyüklüğü ile 2185 adet konut üretilmiş olacak ve 4 kişilik aile büyüklüğüne göre 8740 kişilik bir nüfus Yüksek Yoğun Konut Alanlarında barınacaktır.

5.2.2.Orta Yoğun Konut Yapılaşma Alanları
Yüksek Yoğun Konut Alanları çevresinde yer alana yaklaşık %10-15 eğimli arazi parçalarında yer seçen Orta Yoğun Konut Alanları için E=1.5 ve Hmax=24.50 metre olarak belirlenmiştir.10 adet adadan oluşan Orta Yoğun Konut Alanları tek ada tek parsel şeklinde uygulaması yapılabileceği gibi minimum 1500 M2den küçük olmamak şartıyla parsellere de ayrılabilecektir. Bu alanlarda da tek ada tek parsel uygulaması yapılması durumunda, Yüksek Yoğun Konut Alanlarında olduğu gibi 1/500 ölçekli kentsel tasarım projeleri aranacaktır.
Adaların parsellere ayrılması durumunda ise yapı yaklaşma mesafeleri parsel sınırına 7 metre, yollara 10 metre olarak uygulanacaktır. 122.151M2lik alanı kapsayan Orta Yoğun Konut alanlarında, 183.226M2inşaat alanı ile 1832 adet konut üretilmiş olacak ve 7328 kişilik bir nüfuz bu alanlarda barınacaktır.

5.2.3.Düşük Yoğun Konut Alanaları(Teras Evler)
Bölgenin %15-20 ile en yüksek eğime sahip konut alanlarıdır. Bilindiği gibi bölge çoğunlukla kayalık zeminden teşekkül etmektedir. Bu da klasik nizam yapılaşmalarda yüksek hafriyat maliyetlerine neden olmakta, kottan kazanıldığı düşünülen fayda, hafriyat ile elden gitmektedir. Bunun en iyi örneği, Aktaş-Atilla konutları çalışmaları esnasında görülmüştür. Bu nedenle arazini doğal yapısının kullanılması daha optimum bir çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır.

Topoğrafik eğimin %15-20 ile en yüksek noktalara eriştiği alanlar planda Düşük Yoğun Konut Alanları (Teras Evler) olarak değerlendirilmektedir. Teras Evler, arazi doğal yapısı kullanılarak oluşturulan yapı nizamıdır.
Yapılan etüdlerde arazi doğal yapısı kullanılarak maksimum 8 katlı yapılaşmalar oluşturulabileceği tahmin edilmektedir. Bu alanlar için E=1.2 veHmax=6.50 metredir. Düşük Yoğun Konut Alanlarında oluşturulacak parseller plan üzerinde belirlenmiş olup, parselasyon planı aşamasında bu parseller esas alınacaktır.
Planlama alanında, 74.957M2lik alan Teras Evler olarak ayrılmıştır. Bu alanda ise 89.948M2 inşaat alanı, ortalama 140M2lik daire büyüklüğü ile 640 adet konut; 4 kişilik aile büyüklüğü ile ise 2560 kişilik bir nüfus oluşacaktır.

5.3.Ticaret Alanları
Bölgenin ticaret ihtiyacı; Yüksek Yoğun Konut Alanları kapsamında yer alan zemin kat ticaret kullanımları, 1adet Pazar yeri, Bentderesi Caddesi, Plevne Caddesi, Altındağ Caddesi üzerinde yer alan ticari aktivitelerle karşılanacaktır.

Yüksek Yoğun Konut kapsamında ticaret olarak işaretlenen alan, aynı zamanda merkez meydan olarak düzenlenecektir. Tüm alanlardan yaya ulaşımının sağlandığı bu meydan, ticari fonksiyonları ve park alanı kullanımları ile bölgeye hizmet edecek merkez niteliğinde olacaktır.

Planlama alanı içimde yer alan bir diğer ticaret kullanım alanı ise Pazar Alanıdır. Pazar alanı E=0.60 ve Hmax=3.50 metre yapılaşma koşullarına sahip olacaktır. Bu koşullarda, arazinin eğimli oluşu sayesinde tek katlı yapı ile alt kat ticaret, üst kat Pazar yeri olarak düzenlenecektir. Genel tuvalet ve zabıta noktası Pazar yeri içinde yer alabilecek olup; aynı zamanda 30 araçlık otopark da Pazar alanı içinde ayrılacaktır. Pazar yerini ayrılmış olduğu alan şu an bölgenin merkez niteliğini üstlenmiş bir alandır. Pazar alanı yapıldıktan sonra da bu niteliğini sürdürmesi beklenmektedir.

5.3.1.Akaryakıt İstasyonları
Planlama alanı kapsamında bulunan 1 adet akaryakıt istasyonu mevcut olup halen faaliyetini sürdürmektedir. Bunun yanı sıra bir adet akaryakıt istasyonu alanı da Bentderesi Caddesi ve Plevne Caddelerinin kesiştiği köşede ayrılmıştır. Her iki akaryakıt istasyonu için E=0.50 ve Hmax=6.50 metredir. Bu alanlarda ilgili yasa ve yönetmelikler doğrultusunda uygulama yapılacaktır.


5.4.Sosyal Donatı Alanları
Planlama alanında yaklaşık 18.628 kişilik bir nüfusun yaşayacağı tahmin edilmektedir. Burada 1.Etap olarak planlanan alanda tüm sosyal donatı kullanımları yer almamaktadır. Bunun sebebi ise 3 etaptan oluşan Eski Altındağ Kentsel Dönüşüm Projesinin sosyal donatı gereksiniminin bütün olarak 1/5000 nazım imar planı hazırlanırken hesap edilerek yer seçimlerinin belirlenmiş olmasından kaynaklanmaktadır.

1.Etap planlamada yer almayan sosyal donatı kullanımları 2. ve 3. Etaplara bırakılmış olan kullanımlardır. Yapılan plana göre 1.Etapta 2 adet Belediye Hizmet Alanı, 3 adet temel eğitim alanı, 1 adet sosyo-kültürel tesis alanı, 3 adet dini tesis alanı, 2 adet teknik altyapı alanı ayrılmıştır.

5.5. Açık ve Yeşil Alanlar
Planlama alanında 2 adet park alanı, 2 adet rekreasyon alanı ve 1 adet çocuk bahçesi bulunaktadır. Rekreasyon alanları 39.283M2 büyüklüğünde olup, E=0.05 ve Hmax=3.50 metre yapılaşma koşulları ile dinlenme ve eğlenme amaçlı yapılar yapılabilecektir. Bu iki rekreasyon alanında ayrıca 20’şer araçlık otoparkın bırakılması projelendirmede dikkate alınacaktır.

İki park alanı Yüksek Yoğun Konut Alanları arasında yer alarak bölgenin merkez meydanını oluşturmaktadır. Bir adet çocuk bahçesi ise 20 metrelik yol güzergahının değişmesi sebebiyle plan kapsamına alınmıştır.
Park ve rekreasyon alanı düzenlemelerinde küçük ve çok sayıda alan ayrılması, yerine büyük ve az sayıda alan ayrılması hem projelendirme, hem uygulama ve düzenleme, hem de bakım açısından daha optimum bir çözüm getirmektedir.

6. Altındağ-Doğantepe Kentsel Dönüşüm Projesi

6.1.Projenin Dönüşüm Koşulları

Ankara Altındağ belediye sınırları içerisinde bulunan Doğantepe Mahallesindeki mevcut çarpık yerleşme alanlarının tasfiye edilmesi ve çağdaş standartlarda kentsel bir alan oluşturulması amacıyla bu proje başlatılmıştır.

6.2. Projenin Örgütlenmesi

Doğantepe Kentsel Dönüşüm Projesi Altındağ Belediyesi ve TOKİ işbirliğiyle yürütülmüştür.Hak sahiplerinin tespiti Belediye ve TOKİ tarafından yapılmış kriterler ve belgeler  TOKİ ve belediye tarafından belirlenmiştir.Kentsel  Yenileme Alanında yapılacak konutlardan Belediye ye verileceklerin satışına ilişkin usul ve esaslar belediye tarafından belirlenmiştir.

Belediye Kentsel Yenileme Alanında ikamet eden tapu sahibi olan veya olmayan vatandaşlardan mülkiyetlerinde bulunan arsa bina ve eklentileri aynı alanda TOKİ tarafından yapılmıştır.Belediye’ye bırakılan konutlardan faydalanmak isteyen hak sahipleri anlaşmalırını belediye ile yapmıştır.

TOKİ tarafından Doğantepe Mahallesinde inşa edilcek konutlar tamamlanıncaya kadar Belediye’ye bırakılcak konutlardan faydalanmak isteyen hak sahiplerinin geçici iskanından belediye sorumlu olmuştur.

6.3. Projenin Katılımı
Projenin uygulanma işlemini Altındağ Belediye Şirketi ve TOKİ üstlenmiştir.

6.4. Dönüşüm Anlaşmaları

Belediye Doğantepe Mahallesinde Belediye mülkiyetinde olan taşınmazların mülkiyetini  Sermaye Piyasası Kuruluna kayıtlı şirketlerinden birine  masrafları belediyeye ait olmak üzere rayiç değer tespiti yaptırcak ve belirlenen rayiç değer üzerinden TOKİ’ye devretmiştir.TOKİ bu mülkiyet devrine karşılık belediyeye Doğantepe Mahallesindeki  konutlardan vermiştir.

Doğantepe Mahallesinde yer alan tüm gecekondu yapı ve eklentilerin tasfiyesi yıkımı ve molozların temizlenmesinden belediye sorumlu olmuş alan TOKİ’ye boş olarak teslim edilmiştir.Doğantepe Kentsel Dönüşüm Alanında 1000 konut inşa edilmiş ve ortalama nüfus 4000 olarak kabul edilmiştir..Taşınmazların devrinden doğacak tapu masrafları taraflarca karşılanmıştır.

6.5. Dönüşüm Finansmanı
Doğantepe Kentsel Yenileme Projesi için TOKİ tarafından fizibilite analizi hazırlanmış ve proje bu analiz sonucunda uygulanmay başlanmıştır.

Doğantepe Mahallesinde TOKİ tarafından konut inşa edilcek alan sınırlarına kadar imar yollarından kalan öncelikli teknik altyapı projelendirme ve inşaat işleri (içmesuyu, yağmursuyu, kanalizasyon, elektirk telefon,yol vb) Belediye tarafından yapılmış ve bunun için herhangi bir bedel TOKİ’den talep edilmemiştir.

7. Değerlendirme
Yukarıda detayları açıklana planlama alanı; halen yoğun gecekondu dokusu; sağlıksız ve güvensiz çevre koşulları; yetersiz teknik altyapı imkanları ve standardı çok düşük seviyelerde bulunan yaşam şartları ile çözümlenmesi gereken bir problem olarak önümüzde durmaktadır.

Kentsel dönüşümün geciktiği her zaman dilimi; bu alan için kayıptır. Ankara kent merkezinde kalan bu gecekondu ve yıkım bölgesi acilen sağlıklı ve modern kentsel çevreye kavuşturulmalıdır. Bu amaçla Belediyelerin asli görevlerinden biri olan konut üretme görevi için seçilebilecek belki de en uygun alan Eski Altındağ Bölgesidir.

Kentsel dönüşüm projesinin 1.Etabı olarak belirlenen bu alanda yukarıda belirtilen hedefler doğrultusunda, bir an önce yapılaşmaya geçmek; atıl vaziyette duran belediye parsellerini, yöre halkının yararına olacak şekilde kullanmak amacı ile yeni projeler üretmek ve bu projeler ile çöküntü bölgelerini modern kent dokusu haline dönüştürmek amaçlanmıştır.


8. Kaynakça

•    Eski Altındağ Kentsel Dönüşün Projesi Raporu
•    Ankara-Altındağ-Aktaş Kentsel Yenileme Projesine İlişkin Protokol
f t g m