• RestoraTÜRK

  • "Mimari, insan ile varlık arasındaki ilişkiyi düzenleyen disiplindir."

  • RestoraTÜRK

  • RestoraTÜRK

Copyright 2017 - Custom text here

Tarihi Belge Ölçütü

Tarihî belge ölçütü

Bir yapı veya yapılar grubu tarihi belge niteliğine, dolayısıyla sahip olabilir.
a.    Tarihi bir olayla veya kişiyle ilişkisi,
b.    Tarihi bir süreci yansıtması,


Sivas Kongresi'nin yapıldığı bina, içinde geçen tarihi olaydan ötürü özel bir anlam taşımakta ve o olayı hatırlatan eşyasıyla bir müze olarak koummaktadır . Atatürk'ün içinde doğduğu ev. bir Türk evi olarak taşıdığı önemden çok, Atatürk'le olan ilişkisi dolayısıyla koruma kapsamına alınmıştır. Opus reticulatum tekniğinde bir duvar parçası. Roma dönemi yapım tekniği, künk ve küplerle hafifletilmiş bir tonoz örtü düzeni olan bir Ortaçağ yapısı, o dönemde kullanılan strüktür düzenlen konusunda; malakâri bir sıva, Klasik Osmanlı dönemi bezemesi hakkında belge değerine sahip, korunması gerekli ayrıntılardır.


Özel bir toplum yapısını veya yaşam biçimini yan sıtan, teknik gelişimin izlerini taşıyan yapı ve yerler, bu özellikleriyle korunmalıdırlar. Örneğin bugün terk edilmiş bir teknolojiyle baskı yapan matbaalar, darphaneler, zeytinyağı üreten yağhaneler, un ve yel değirmenleri, tabakhane, sabunhane, şaraphane ve ipek fabrikaları, üretim teknikleri ve yapı tipleri açısından belge niteliği taşımaktadırlar.

Toplumların değişik kesimlerinin yaşam biçimi ve yerleşme düzenini yansıtan köy, kasaba, mahalleler, şehircilik tarihi belgeleridir. Günümüzde sürdürülmeyen bir yaşam düzeninin gereksinimleri sonunda ortaya çıkmış olan bu yerleşmeler, yöresel yapı malzemesi geleneklerinin ve iklim koşullarının olanak ve sınırlamalarıyla biçimlendirilen konutlarının yanı sıra, ticari etkinliğin ve el sanatlarının yoğunlaştığı çarşı bölgelerinin doku, kütle, mekân özellikleriyle de belge olarak saklanmaları amacıyla koruma altına alınırlar.

 

Ahunbay, Z. - Tarihi Çevre Koruma ve Restorasyon s.28

 

Derleyen Rest Sinan Bahadır

 

Koruma Kıstasları

Koruma ölçütleri

Geçmişten kalan izlerin tümünün gelecek kuşaklara aktarılması olası değildir. Ülkelerin ekonomik kaynakları, böyle bir çabayı desteklemek için yeterli olamamaktadır. Çağdaş kentleşme sorunları, bakımsızlık, malzemenin yıpranması, doğal afetler, yeni yapılanma baskıları sonucu tarihi yapıların sayısı sürekli olarak azalmaktadır. Bu nedenle, uygulamada öncelikle korunması gerekli, vazgeçilmez, ya da korunması rastlantılara bırakılamayacak anıtların seçimine yardımcı olabilecek ölçütlerden  yararlanılmaktadır. Koruma kararı bir yapının veya yapı kümelerinin.

A.    Tarihi belge niteliği,
B.    Eskilik özelliği,
C.    Estetik değer

Yönlerinden sahip olduğu öneme bağlı olarak alınmaktadır. Bir yapı, ya da yerleşme bu özelliklerden bir veya daha fazlasına sahip olduğunda, korunması için ilk adım olan tescil kararı alınabilmektedir.

-------

Ahunbay, Z. - Tarihi Çevre Koruma ve Restorasyon s.28

Derleyen Rest. Sinan Bahadır

Taşınmaz Kültür ve Doğa Varlıkları - Anıtlar ve Sitler

Taşınmaz kültür ve doğa varlıkları ANIT'lar ve SİT'lerdır.

Anıtlar - Külliyeler

Taşınmaz (eski deyimle: gayrimenkul) kültür varlıkları tek yapı, ya da yapılar grubunun oluşturduğu büyük külliyeler biçiminde olabilirler. Didim'de ki Apollon Tapınağı, Sivas'daki Çifte Minareli Medrese,  Birgi'deki Çakır Ağa Konağı gibi yapıların her biri tek başına bit anıttır. Doğu Beyazıt'taki İshak Paşa Sarayı  ve İstanbul'daki Şehzade Külliyesi ise, içindeki birçok yapıyla birlikte korunması gereken anıtlar bütünüdür. Tek yapıdan daha geniş sınırlara doğru geliştirilen anıt kavramı, anıt-kent, anıt-ulke, giderek anıt kıta boyutlarına ulaşmıştır. Örneğin Edirne, içindeki anıtsal ve geleneksel yapıların yoğunluğu ve üstün niteliğiyle bir anıt-kenttir. İstanbul, Bursa, Safranbolu için de aynı nitelendirme yapılabilir. 1970'lerde Avrupa Konseyi Avrupa mimari mirasını bu bölgede gelişen uygarlığın en çarpıcı göstergesi olarak değerlendirmiş ve kıtanın, sahip olduğu olağanüstü mimari peyzajı, zenginliği, çeşitliliği ve armonisiyle onu en çok çağrıştıran simge olarak kabul etmiştir. Bu açıdan bakıldığında, tarihi kent. köy ve anıtlarıyla Avrupa kıtasının bir bütün olarak korunması gereken bir anıt-kıta gibi değerlendirildiği söylenebilir. Ancak “anıt”ın boyutu birçok anıt ve kentsel dokuyu içerecek biçimde genişletildiğinde kavram olarak anıt yerine "sit" deyiminin kullanılması uygun olmaktadır.

Devamını oku...

Taşınır Kültür Varlıkları

Taşınır Kültür Varlıkları

Resim, heykel, ikona, seramik kaplar, çini. cam, metal, deri eşya, dokumalar (halı, kilim vb), mobilya, mücevher, sikke, elyazması kitap gibi taşınabilir (eski deyimle: menkul) sanat eserleri ve belgeler müzelerde, ya da özel koleksiyonlarda saklanır; bakım ve onarımları, her konunun ilgili uzmanı (konservatör) tarafından yürütülür. Ancak, özel durumlarda, aslında bir taşınmaza ait olan duvar resmi (fresk), mozaik, heykel, alçı pencere, ocak yaşmağı gibi  bileşenler de yerlerinde korunamayacak duruma gelebilir ve müzelere alınırlar.

Yıkılan bir konağın kapısı, kafesleri, tavanları, yok olan bir hamamın kurnaları, havuzu da bu anlamda "taşınır kültür varlığı" olabilir. Yapı yıkılmasa da, hava kirliliği, vandalizm gibi zararlı etkilere açık olarak yerinde korunamayacak olan değerli yapı bileşenleri. Venedik Tüzügü'nün 8. maddesinde belirtildiği gibi müze ortamına taşınabilir. Örneğin Atina Akropolü'nde kirli havadan zarar gören karyatidler Akropol Müzesi'nin denetimli ortamına taşınmışlardır.

 
Ahunbay, Z. - Tarihi Çevre Koruma ve Restorasyon s.22

Derleyen Rest Sinan Bahadır

 

Sit Alanları - Sit Nedir

Sitler

Korunacak özellikleri bulunan doğal, ya da insan yapısı, ya da İkisinin ortak ürünü olan alanlara sit denilmektedir. Özelliklerine göre sitler doğal, tarihi, arkeolojik, kentsel, kırsal ve karmaşık olarak sınıflandırılmaktadır.

f t g m