• RestoraTÜRK

  • "Mimari, insan ile varlık arasındaki ilişkiyi düzenleyen disiplindir."

  • RestoraTÜRK

  • RestoraTÜRK

Copyright 2017 - Custom text here

Arkeolojik Eserlerin Taşınması

Arkeolojik Eserlerin Taşınması

Müzeye gelen, gerek kara kazısından gerekse sualtı kazılarından çıkan tüm eserler çok uzun zamandır hayatta oldukları için genellikle hassas ve kırılganlardır. Bu yüzden ilk olarak özen göstermemiz gereken şey; esere nasıl dokunacağımız ve taşıyacağımızdır. Arkeolojik bir eseri tutarken eldiven kullanmamız, eğer eldiven kullanmıyorsak ellerimizin yıkanmış olduğundan emin olmamız gerekir çünkü eserin üzerinde kalabilecek olan kir, yağ ve ter izleri esere zarar verebilir. Ayrıca bazı metaller vardır ki bunları tutarken kesinlikle eldiven giymemiz gerekmektedir çünkü eser üzerinde ki parmak izi aşınma ve paslanmaya neden olabilir. Eseri yerinden kaldırmadan önce onun en zayıf noktalarının nereleri olabileceğini tespit edip en güvenli şekilde eseri taşımamız gerekir.

Devamını oku...

Arkeolojik Eserlerin Arındırılması

ESERLERİN ARINDIRILMASI

Bildiğimiz gibi deniz suyu içinde erimiş olarak bulunan bir çok kimyasal madde vardır. Deniz suyunun kimyasal yapısı içinde, büyük bir oranda bulunan ve bizi en çok ilgilendiren Sodyum Klorür(NaCl) tuzudur. Deniz suyu kuruduğu zaman içinde bulunan bu maddeler, özellikle tuz katılaşıp kristalleşir. Bu da eser üzerinde çatlamalara,kırılmalara ve eserin parça parça olup yok olmasına neden olabilir.Bu yüzden denizden çıkan eseri ilk aşama olarak tuzdan ve bu maddelerden arındırmamız gerekmektedir. Eserin laboratuvara gelene kadar kurumaması için arındırma ilk olarak kazı alanında başlar.

Eser denizden çıktıktan sonra ilk aşama olarak %75 deniz suyu %25 çeşme suyu içeren bir kaba konulur. Bu konulduğu kap eserin boyutuna uygun olmalıdır. İkinci aşama olarak deniz suyunun oranı düşürülerek %50deniz suyu %50 çeşme suyu yapılır.

Daha sonra sırasıyla %25 deniz suyu %75 çeşme suyu ve son olarakta %100 çeşme suyuna konulur. Bunların aşama aşama yapılmasının nedeni deniz suyunda ki kimyasal maddelerden ve mineralerden, özellikle tuzdan eserin birden bire değil yavaş yavaş arındırılmasıdır. Eser laboratuvara geldiğinde çoğunlukla bu aşamaları atlatmış ve çeşme suyu içine konulmuştur.

Devamını oku...

Arkeolojik Eserlerin Temizlenmesi

Eserlerin Temizlenmesi

Eser çeşme suyunda arındırılırken eğer gerekli ise üzerinde mekanik veya kimyasal temizlik yaparız. Islak olan eserin temizliği kuru eserden daha kolay olduğu için çoğunlukla temizleme işlemi eser arındırmada iken yapılır. Mekanik temizlik yaparken bisturi, çekiç, keski veya drill dediğimiz dişçilerinde kullandığı bir alet kullanırız. Kimyasal temizliği genellikle %5 veya %10 oranlarında hazırladığımız nitrik asit ve formik asitle yapmaktayız.

Devamını oku...

Arkeolojik Eserlerin Kurutulması

Eserlerin Kurutulması

Bir sonraki aşama eserin kurumaya alınmasıdır.Eseri kurumaya almadan önce ilk olarak “gümüş nitrat test” adını verdiğimiz testi yaparız.Daha sonra eserin bünyesinde tuz kalmadığına emin olduktan sonra kurumaya alırız. Kuruma aşaması eserin materyaline göre hızlı veya yavaş olur.Örneğin seramik eserleri yavaş, bronz eserleri ise hızlı olarak kurumaya alırız. Hiçbir eser direkt güneş altında çok hızlı bir şekilde kurutulmamalıdır.

Kons. Esra ALTINANIT

Arkeolojik Eserlerin Konsolidasyonu

 Eserin konsolidasyonu (Sağlamlaştırılması)

Eser kuruduktan sonra eğer yüzeyinde herhangi bir aşınma, çatlama veya dökülmeler var ise esere konsolidasyon diye adlandırdığımız sağlamlaştırma işlemi yaparız. Konservasyonda en önemli şey eser üzerinde kullanılan maddelerin en kalıcı ve kesinlikle geri dönüşümlü olabilmesidir. Amerika’da konservasyonda kullanılan en kalıcı maddeyi bulmak için yapılan birçok testlerin sonucunda en iyi ve geridönüşümü olan sentetik maddenin Paraloid B72 olduğu saptanmıştır. Biz buradaki laboratuvarımızda bu sentetik polimeri çeşitli oranlarda aseton içinde eriterek kullanıyoruz Bu sağlamlaştırma işlemini %3, %5, %7.5 veya %10 oranında hazırladığımız Paraloid B72’le yaparız. Bu oranlar eserdeki bozulmanın durumuna göre ayarlanır. Mesela seramik üzerindeki küçük bir çatlaksa %3 olarak hazırladığımız Paraloid B72yi ince bir cam pipet yardımı ile çatlaktan içeriye akıtırız. Yüzeyde bozulmalar var ise bu işlemi küçük bir fırça ile de yapabiliriz. Ancak Paraloidi gereğinden fazla kullanırsak eserde parlamalar görülür ki bu da istenmeyen birşeydir çünkü daha sonra fazlasını asetonla temizlemek gerekir.

Kons. Esra ALTINANIT

f t g m