• RestoraTÜRK

  • "Mimari, insan ile varlık arasındaki ilişkiyi düzenleyen disiplindir."

  • RestoraTÜRK

  • RestoraTÜRK

Copyright 2017 - Custom text here

Yağlıboya Tabloların Restorasyon ve Konservasyonu

Şeker Ahmet Paşa Yaşlı Halayık

Yağlıboya Tablolar:

Yağlıboya tabloların bakım ve restorasyonu, iki ana grupta ele alınabilir: Yatağın bakımı; boya yüzeyinin bakımı. Genellikle, boya yüzeyi üstünde çalışılmadan önce, yatağın sağlamlaştırılması gerekir.

Tablolarda kullanılan tahta altlıkların yarattığı başlıca sorun, tahtanın, havadaki nem oranına göre esneyip daralmasıdır. Bu hareket, zamanla boyada çatlamalara ve kırılmalara yolaçabilmektedir. Bununla birlikte, hareketin fiziksel yöntemlerle durdurulması, tablonun denetimli bir ortamda bırakılmasından daha çok hasara neden olmaktadır. Eskiden, bu tür tablolar, arkalarına tahta çubuklar ya da ızgaralar yapıştırılarak korunmak istenmiş, ama bu durumda tahtanın, boyut değiştirirken zayıf noktalarından çatladığı görülmüştür. Günümüzde bu tür kısıtlamaların tümü kaldırılmakta, tahta üstüne yapılmış tablolar, kendi ağırlıklarıyla, nem oranı yüksek bir ortamda bekletilmektedir. Bir süre sonra da tablonun arkası sugeçirmez bir maddeyle kaplanarak, nem oranı kararlı hale getirilmektedir.

Bez altlıklar (tuval) havadaki nem değişikliklerinden tahtaya oranla daha az etkilenirler; ama kolaylıkla delinir ya da yırtılırlar. Ayrıca esneklikleri, gevrek boyanın dökülmesine, çatlamasına yolaçabilir. Yırtık ya da erimiş yerler, yamanarak onarılır.

Yamama, gereken yere arkadan bez yapıştırılarak gerçekleştirilir. Boyanın dökülmeye yüz tuttuğu durumlarda beze arkadan sürülen tutkal, bezin içinden geçip boyayı tutar ve yeniden beze yapıştırılır.

Altlık iyice çürümüşse, tablo yeni bir altlığa aktarılır. Tıpkı duvar resimlerinin aktarılmasında olduğu gibi, önce ön yüzey, uygun bir malzemeye yapıştırılır; sonra tablo, yüzü yere gelecek biçimde yatırılır ve zemin boyası bulununcaya kadar, arkadaki bez kesilerek alınır. Bazen zemin boyasının da alınması gerekebilir. Ama bu işlem oldukça güç olduğu için, ender uygulanır.

Devamını oku...

Fresk Restorasyonu ve Konservasyonu

Duvar resimleri:

Duvar resimleri restorasyonunun kendine özgü sorunlarından en önemlisi, gerekli işlemlerin, stüdyo koşulları dışında, yani yerinde yapılması zorunluluğudur. Savaşlar, yağmur ve güneş, su baskınları (sözgelimi, 1966'da Floransa'daki su baskını) yüzyıllar boyu duvar resimlerini soldurmuş, parçalamıştır.

XIX. yüzyılın ortalarına kadar, fresklerin dökülmüş yerleri yeniden boyanarak onarılmaktaydı. Sonraları, özgün boyayı korumanın önemi kavranınca, resimlerin üstü bir çeşit tutkalla örtülmeye başlandı. Ne var ki bu yağlı madde, birçok duvar resminin bozulmasına yolaçtı. Freskin en büyük düşmanı, çatıdan aşağı süzülen ya da topraktan emilen nemdir. Yerden gelen nemin içindeki tuzlar, boyanın yüzeyinde ve içinde billurlaşarak resmi bozar. Ayrıca billurlar, yalnızca freskin yüzeyini bozmakla kalmaz, badanayı da parçalayabilirler.

Sorunun üstesinden gelmenin bir yolu, bazı çözeltiler sürerek yüzeyi, baryum sülfatla güçlendirmektir. Bazen bir freskin, bulunduğu duvardan sökülüp, daha sağlam bir yere aktarılması gerekebilir. Bu teknik, büyük dikkat ve ustalık gerektirir.

Önce iki kat bez hayvansal tutkalla freskin yüzüne yapıştırılır ve kurumaya bırakılır. Sonra, bezin çekilmesiyle fresk duvardan sökülür. Yalnızca boyanın söküldüğü (st-rappo) ya da boyayla birlikte badananın da söküldüğü (stacco) çeşitli yöntemler vardır. Stacco yönteminin özelliklerinden biri, bazen freskin altındaki ilk eskizleri de ortaya çıkarmasıdır.

Suluboya Tablo Restorasyonu ve Konservasyonu

Suluboya Tablo Restorasyonu ve KonservasyonuSuluboya tablolar:
Suluboya tablolarda karşılaşılan önemli bir sorun, kağıdın her türlü tutkaldan kolayca etkilenmesi ve bu nedenle çerçeve ya da destek tahtasına yapıştırıldığında lekeler oluşmasıdır.

Tutkalla karton üstüne yapıştırılmış suluboya tablolarda, her tür güve ve böcek üreyebildiği için, tabloyu restore eden kişinin öncelikle bu kartonu söküp, tutkal artıklarını yok etmesi gerekir. Lekeler önce, bir tür ağartıcıyla iyice silinir: sonra da arı suyla ağartıcı temizlenir. Ancak, ağartıcı kullanılmadan önce, tablodaki bütün renklerin, ağartıcıdan etkilenip etkilenmediğini anlamak için incelenmesi gerekir.

Son olarak suluboya tablo, kağıt köşebentlerle, nitelikli bir karton üstüne takılır. Suluboya kolayca solabildiğinden, hiç bir zaman kuvvetli ışığa tutulmamalıdır.

Tablo Restorasyonu ve Konservasyonu

Tablo Restorasyonu ve Konservasyonu

Tablo restorasyonu, tablo koruma işlemlerinden biridir.

Amacı: Çeşitli nedenlerle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan ya da bozulan yapıtları özgün haline getirmek ve onlara dayanıklılık kazandırmaktır.

Tabloların Yapısı: Boya, toz haline getirilmiş renklendirici maddelerin bir sıvıyla karıştırılmasından elde edilir. Bu sıvı zamanla katı bir tabaka haline gelir. Tablolarda boyanın sürüldüğü yüzey (altlık), değişik malzemelerden yapılmış olabilir.

Suluboya tablolar, kağıt üstüne, zamklı bir sıvı ortama karıştırılmış boyayla yapılır. Fresk diye adlandırılan duvar resimleri (en güzel örnekleri Rönesans'ta İtalya'da ortaya konmuştur), beyaz kireç badanalı duvar üstüne, arı suda eritilmiş boya sürülerek yapılır.

Yağlıboya tablolardaysa önce, tahta çerçeve üstüne gerili olan bez (tuval), zemin denilen bir kat boyayla kaplanır (genellikle üstübeç ve beyaz tutkal karışımı). Boya da, ya tek kat ya da değişik renkleri elde etmek için üst üste birkaç kat sürülür. Tablolar kuruduklarında verniklenirler. Bazı vernik türlerinin (özellikle kopal vernik) zamanla renkleri bozulur. Tabloların temizlenmemesinin başlıca nedeni budur.

Dış cephe yüzey temizliği

Dış cephe yüzey temizliği

Yapıların dış cephe temizliği için Kültür Bakanlığı Restorasyon ve Konservasyon Merkez Laboratuarı tarafından yapılacak analizler sonucu kullanılacak malzeme ve oranları tespit edilecektir. Bina cephelerinde yapılacak her türlü uygulama laboratuar sonuçlarına göre yapılır. Genel olarak yapılan uygulamalar şöyle özetlenebilir:

Eser yüzeyinde oluşan kir tabakasının yumuşatılması için, bina cephesine her kata noktasal delikleri olan yassı hortumlar takılarak, 3-4 saat kesintisiz ıslak uygulama yapılır. Bu uygulama eserin yüzeyindeki toz tabakasını alacağı gibi, eserin derinlerine işleyen sülfatı da yumuşatacaktır. Bu işlem sonunda yüzey yumuşak fırçalarla fırçalanmalıdır.

Bu uygulamadan sonra, tamamen bazik olan (PH=9) amonyum bikarbonat çözeltisi tüm yüzeye yumuşak fırçalarla sürülerek, hava almayacak şekilde kapatılmalıdır. Bu işlem belli modüller halinde tekrarlanacaktır. Çözelti eser yüzeyinde 6-7 saat bekledikten sonra max. 4 bar basınçlı su ile sis şeklinde yıkanır.

Günümüzde bazı firmalar yurt dışından getirdikleri kimyasalları kullanmaktadırlar. Bu malzemelerin kimyasal bileşiminde bulunan maddeler taşa hemen zarar vermese de ileride hasarlara neden olabilecektir. Ayrıca birkaç kimyasal bütün taşlara uygulanmakta ve taşın özelliği göz ardı edilmektedir.

Devamını oku...

f t g m