• RestoraTÜRK

  • "Mimari, insan ile varlık arasındaki ilişkiyi düzenleyen disiplindir."

  • Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil imar ettiğiniz şehri tahrip eder... Turgut Cansever

  • RestoraTÜRK

Copyright 2018 - Custom text here

Tezhib Sanatı

TEZHİB SANATI -M. Semih İrteş 

Geleneksel süsleme sanatlarımızın çok yaygın bir kolu olan tezhib Arapça'da altınlama anlamına gelen bir süsleme tekniğidir.

En erken örneklerini yazma kitap sanatındaki Kur'an, dua, bilim ve edebi kitaplarda görmek mümkündür. Türk tezhib sanatçısının yüzyıllar içersinde farklı usluplarda geliştirdiği en mükemmel tezhibleri dini kitaplar için yaptığı kuşkusuz bilinen bir gerçektir. Çalışmalarını ve gelişmelerini devlet himayesinde saraya bağlı nakışhanelerde sürdüren bu sanatkarlar Müzehhip adı altında anılırlar

Tezhib sanatının vazgeçilmez malzemesi olan altın uzun bir ameliyeden sonra varak (ince levha) halde müzehhipin eline ezilmek üzere gelir. Zamki arabi ile ezilen altın su ile ipekten süzülür, din-lendirilir. Daha sonra kurutularak toz haline gelir. Tatbik edilecek alanlara jelatinli su ile sürüldükten sonra akik taşından yapılmış mühre ile parlatılır. 12. ve 13. yüzyıllarda parlak olarak tatbik edilen altın daha sonraki yüzyıllarda değişik renklerde (yeşil, kırmızı, beyaz) imal edilmiş, bazen mat olarak da tatbik edilmiştir. Altının yanı sıra kullanılan renkli boyaların en ağırlıkta olana koyu mavidir. Çeşitli tonlarda tatbik edilen lacivert lahor çividi, lapis gibi adlarda toprak kökenlı olup arap zamkı ile halledilir. Esas iki ana rengin haricindeki ara renkler kırmızı, yeşil tonlarda kısmen zemin rengi olarak kullanılmıştır. Çiçek motiflerinin renklenmesi de bütün ana renkler ve tonları açıktan koyuya giden kademeli bir biçimde boyanır. Bir yazma eserde tezhiblenen bölümler iç kapak anlamında olan ve kitabın adı, müellifi bazen de kimin için yapıldığını belirten temellük kitabesinin bulunduğu zahriye; sanatçının bütün hünerini gösterdiği ser levha yada boş sayfalar, hattatın isminin konulması nedeniyle ketebe sayfası yada hatime son sayfalar; başlık yada mihrabiye diye adlandırılan Kur'an'da sure, diğer yazmalarda konu başlar; cümle ve ayetleri birbirinden ayırmak için konan nokta yada duraklar; sayfa kenarlarında görülen ve konuyla ilgili açıklamayı içeren gül süslemeleri olup bunlar secde, hizip, cüz ve aşır gülleridir, Tezhib tasarımlarında kullanılan motifler doğadaki bitki ve hayvan biçimlerinin stilizasyonudur. Bitkisel kökenli olan çiçeklere verilen isim Hatayi grubu altında toplanan çoğunlukla hayal mahsulü olan kompozit bir türdür. Hayvansal biçimlerin üsluplaşmasından meydana gelen diğer motif türü ise Rumi adı altında günümüze gelmiştir. Kelime anlamı Anadolulu olan Rumi 12. ve 13. yüzyıllarda mimari süsleme ve tezhib sanatında en çok kullanılan motiftir.

Devamını oku...

Tezhip Sanatı'nda ve Diğer Türk Süsleme Sanatlarında Kullanılan Motifler

LALE

Türk süsleme sanatında XVI. yy ortalarından sonra görülen çiçek motifidir. Önceleri oldukça stilize olan bu motif XVIII. yy başlarında Lale devriyle birlikte doğalcı bir üslup kazandı ve mimarlık, tezhip, çini ahşap, minyatür kumaşlarda yaygın olarak kullanıldı. XVIII. Yy sonlarında batı üsluplarının etkisiyle yeniden stilize edildi. Vatanı Avrupa olan Lale, XVI. yüzyılda ülkemizden Avrupa’ya götürülmüştür. Yurdumuzda XVII. Yy. Lale yetiştirilmesine önem verilmiş ve 1718’den 1730’a kadar süren 12 yıllık devir ismini bu çiçekten almıştır. Bu devirde yetiştirilen 840 çeşit Lalenin her birinin ayrı adı vardı. Bunlarda en çok bilinenleri ve ünlüleri “Zibihumeyun”, “Caamihürşit”, “Suninida”, “Yegane”, “Reşkielmas” ve “Ahühüftede” dir. Avrupaya hızla yayılan Lale Hollanda’da 17.yy’6a çok önem kazanmıştır.

Böyle geniş yayılma alanına sahip olup süsleme sanatında mimarlıkta ve çeşitli camii, türbe ve çeşmelerin yapımında Lale motifleri kullanılmış ve işlenmiştir. Edirne’de, Selimiye camiinin müezzin mahfilini tutan mermer sütunlarının birindeki kabartma Lale motifinde Lalenin baş kısmı aşağıya doğru işlendiğinden ters Lale adını almıştır. Selimiye camii o kadar kusursuz yapılmış ki nazar deymesin diye bu mermer sütuna Lale motifi ters işlenmiştir.

Bütün şaşasıyla tamamen stilize edilerek bine yakın çeşit ve renklerde duvar çinilerimizde en hakim çiçek Laledir. Şairlerin medlüllerinde de layık olduğu yeri almıştır. Fresklerde ve kumaş süslemelerinde ve kitap tezyinatında daima terkiplere girmiştir.

Devamını oku...

Tezhip (süsleme) Sanatı

-Yaldızlama, yaldızla boyama.
-Eski Top. Çürük dişi altınla kaplama.
-Süsleme Sanatı; Bir elyazmasını, bir kitabı süsleme sanatı, eylemi.


  İslam yazma kitap sanatlarında elyazmalarının, murakkaların, divanların, külliyatların boya ve altınla süslenmesi yaygındı. Bu tür yapıtlara müzehhep tezhip yapan sanatçılara da müzehhip deniyordu.

Tezhip Arapçada altınlama anlamına gelirse de her tür boya ile yapılan ince kitap süslemesini de kapsar. Elyazmalarında zahriyeler, hatimeler, ilk sayfa başları, başlıklar, sayfa kenarları, satır araları, Kuran’larda sure, fasıl ve secde başları (sure gülü, secde gülü, vakıf gülü, hizib gülü, aşır gülü, cüz gülü vb.) tezhipleniyordu. Müzehhep, kalem fırça ile tezhip motiflerinin taslağını çoğunlukla ince bir kağıt üzerine çizer, sonra şimşir ya da çinko üzerinde iğne ile delerek ana kalıbı hazırlar (üst kalıp olarak nitelenen ana kalıbın alt kalıp denilen birkaç kopyası çıkarılır. Üst kalıp örnek olarak saklanırdı.) Bu kalıp tezhiplenecek kağıdın üstüne yerleştirilip üzerinden ince kömür tozu ya da tebeşir tozu sürülmüş bir bez hafifçe dolaştırılarak motiflerin deliklerden alttaki kağıda geçmesi sağlanır. Sonra ince bir fırça ile bu motiflerin üzerinden gidilir, altın yaldız ve boya ile boyanır ve en sonunda mühreleme işlemi uygulanır. Tezhipte kabartma olarak bırakılacak motiflerin üzerine önce yumurta akıyla karıştırılmış beyaz boya sürülür, bunun kuruması beklenir, sonra üstü boya ve yaldızla işlenir.


İslâm sanatında tezhip ülkeden ülkeye farklılıklar gösterir. Arap tezhipleri kalın çizgili, az renklidir. XIV. XV. yy.’larda Mısır Memlukları kendilerine özgü bir üslup getirmişlerdi. Bunlarda laciverde yakın mavi renkli zemin üzerine motifler yaldız, beyaz ve kiremit kırmızısı boya ile işlenmiştir. Ancak tezhip sanatı özellikle İranlı ve Türk sanatçılarca geliştirilmiştir. İran’ın İsfahan, Şiraz ve Tebriz tezhip okulları küçük farklılıklarla birbirinden ayrılır. Herat tezhip okulunun ise Türk ve İran sanatları üzerine büyük etkisi olmuştur. Özellikle Herat, şiraz ve İsafahan’da uygulanan bu üslupta şemse motifi yaygındır ve yaldız kullanılmaz.

Devamını oku...

Tezhip Sanatı

Tezhip Sanatı

Tezhip Sanatı

Tezhibin ana malzemesi altındır. Altın, varak yani ince yapraklar halinde kağıt arasında saklanır. Bu tür altın doğrudan doğruya yapıştırılarak kullanılabilir. Ama ince desenler için ezilerek kullanılır. Bir pota içinde Arap zamkı ve su ile parmakla ezilir, daha sonra zamkın fazlasının alınabilmesi için suyla karıştırılır. Altın zerrecikleri dibe oturunca üstteki suyun fazlası akıtılır. Kalan az miktarda su ise tozdan korunmuş bir yerde kurumaya bırakılır. Böylece altın, boya gibi fırça ile sürülebilecek bir malzeme haline gelir. Yeşil altın ya da gümüş de renk etkileri elde etmek için yanyana kullanılabilir. Ancak gümüş, kağıdın zamanla bozulmasına neden olur.

Türk tezhip sanatının Anadolu Selçuklulardan başlayarak Osmanlılara kadar uzanan bir geçmişi vardır. En erken tarihli örneklerden biri, bugün Topkapı Sarayı Kütüphanesi'nde bulunan 1131 tarihli bir Kur'an-ı Kerim sayfasıdır. Sayfanın çerçevesi "Selçuklu geçmesi" denen örgülü bir bordürden oluşmuştur. Bu çerçevenin içinde kalan bölüm ise geometrik madalyonlara bölünmüştür. Geometrik madalyonların içinde ise beyaz kufî yazılar yer almaktadır. Geometrik süsleme, geçme motifleri ve kufî yazının dekoratif kullanılışı Selçuklu tezhibinin karakteristik özellikleridir. Topkapı Sarayı Kütüphanesi'ndeki 13. yüzyıla ait Kur'an'da (B.5) tarama niteliğindeki bir süsleme üzerinde çok dekoratif iri kufî yazı karışmıza çıkar. Kufî yazı, oval bir madalyon içinde sure başlığında da kullanılmıştır. Bu örnekte altınla çerçeveli yazı bölümünde ise gösterişli duraklar dikkati çekmektedir. Selçuklu tezhibi için karakteristik olan bir durum da cedvel dışındaki yuvarlak madalyonlardır. Birbirine bitişik iki kareden oluşan "Cedvel dışı gülü" de dönemin sevilen bir formudur. Yine aynı yapıtın başlangıç sayfası tezhibinde ise geometrik süsleme egemendir. Palmet, yarım palmet ve rumi motifleriyle zengin bir görünüm yaratılmıştır. Burada Selçuklu dönemi süsleme sanatının temel elemanları olan geometrik süsleme ve yarım palmet motiflerinin bir arada kullanıldığı görülür.

Devamını oku...

f t g m