• RestoraTÜRK

  • "Mimari, insan ile varlık arasındaki ilişkiyi düzenleyen disiplindir."

  • RestoraTÜRK

  • RestoraTÜRK

Copyright 2017 - Custom text here

Kız Kulesi - Restorasyon hikâyesi

Restorasyon hikâyesi

Kızkulesi Restorasyon Projesi, Turizm Bakanlığı'nın daha önce yaptırdığı ve 16 Aralık 1993 tarihinde onayladığı 1/100 ölçekli "Kızkulesi Röleve Projesi" esas alınarak başlatıldı. Restaratör Yüksek Mimar Mehmet Alper'in başkanlığında Tures Limited Şirketi tarafından Kızkulesi'nin ön projesi hazırlandı.

Ön proje oluşturulurken kulenin önce ayrıntılı bir araştırması yapıldı. Üniversite arşivleri ve kütüphaneler başta olmak üzere ulaşılabilen tüm veriler elde edildi. Yazılı kaynaklar, arşiv belgeleri, gravürler, eski fotoğraflar, sözlü ve yazılı anlatımlar tek değerlendirildi ve mevcut veriler korunarak mekâna uygun işlevsel bir proje hazırlandı. Hazırlanan projenin III No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından onaylanmasını takiben, restorasyona başlanabilmesi için gerekli izinlerin tamamlanması ve Yapı Ruhsatının alınması 3 Şubat 1998 tarihinde gerçekleşti.

Devamını oku...

Pişmiş Toprak Eserlerin Restorasyon Ve Konservasyonu

 İstanbul Restorasyon ve Konservasyon merkez Laboratuarı

Anadolu, yüzyıllar boyunca çeşitli uygarlıkların yeşerdiği bir kültür mozaiğidir. Bunun doğal sonucu olarak da özgürlüğünü yitirmeden gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir kültür mirası kalmıştır.Mirasın yaşatılabilmesi için restorasyonun ve konservasyonun bilinçli bir şekilde yapılması gerekmektedir. Bununla birlikte restorasyon ve konservasyon çalışmalarının ,kültür zenginliğimize karşın yeni yeni önem kazanması oldukça düşündürücüdür.

Bu makalemizde pişmiş toprak eserlerin, kazı öncesi ve sonrası ile müzelerdeki depolama ve teşhirleri sırasındaki restorasyon ve konservasyon çalışmalarını ele almak istiyoruz. Ancak öncelikle ve konservasyon tanımları kriterleri ve izlenecek yöntemleri konusuna kısaca değinmenin yararlı olacağı inancındayız.

   1. RESTORASYON VE KONSERVASYON İLE İLGİLİ


ÇALIŞMALARA GENEL BİR BAKIŞ

   1. TANIMLAMA

   1. Restorasyon : Arkeolojik ve sanat değeri taşıyan bir eserin özgünlüğünü koruyarak gelecek kuşaklara aktarmak için yapılan zorunlu müdahalelere “restorasyon” denir.
   2. Konservasyon : Eseri zaman içinde olabilecek bozulmalara (biyolojik,kimyasal,doğal) karşı koruma amacıyla alınan önlemlere “ konservasyon” denir.

Devamını oku...

Beyazıt Yangın Kulesi Restorasyonu

Tarihi

İstanbul panoramasında ilk dikkati çeken. gökyüzüne yükselen minareleriyle camiler ve bu minarelerle yarışır gibi yükselen Galata ve Beyazıt kuleleridir. İstanbul'un tarihsel geçmişinin günümüzde yaşayan sembolü olan tarihi eserler arasında bir XIX. yy. örneği olarak yerini alan Beyazıt Kulesi. Yangın kulesi olarak inşa edildiği için herhangi bir penceresinden bakıldığında İstanbul'un muhteşem panoramasını ayaklarımızın altına sermektedir. Yangınları gözlemek için ahşap olarak yapılan ilk yapının mimarı, XIX. yy. mimarisinin örnekleri ile İstanbul'u süsleyen ve konusunda bir ekol oluşturan Balyan ailesinin bir üyesi, Krikor Balyan' dır. Bu yapı Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması sırasında çıkan bir yangında yanınca. yerine II. Mahmut' un emriyle Serasker l Hüseyin Paşa tarafından 1828 - 29 yıllarında mimar Senekerim Balyan'a bugünkü kâgir kule yaptırılmıştır.

Kulenin yapılışı

85 metre yüksekliğindeki kulenin silindirik gövdesi, köşeleri yuvarlatılmış kesik piramit biçiminde bir kaide üstünde yükselir. Bu kaide ile gövde arasında soğan biçiminde bir ara bölüm vardır. Gövdeden ilk gözetleme katına geçişte ise. bu soğanımsı bölüm bu kez ters olarak yinelenmiştir. Bir temasla son bulunan çepeçevre pencereli gözetleme katının üstündeki ahşap saçaklı, kurşun kaplı, sivri külahlı çatı, 1849 da kaldırılarak yerine sekizgen planlı, dört yöne dörder yuvarlak pencere ile açılan üç kâgir kat yapılmış ve kule yüksekliği 118 metreye ulaşmıştır.

Devamını oku...

Restorasyon Ve Konservasyon Laboratuarı

Restorasyon Ve Konservasyon LaboratuarıRestorasyon Ve Konservasyon Laboratuarı

İBB KUDEB, Türkiye'de yerel yönetimlerde bir ilki gerçekleştirerek bünyesinde kapsamlı bir konservasyon ve restorasyon laboratuarı kurulmuştur. Haziran 2007 tarihinde kurulan laboratuar, ülkemizin en kapsamlı ve donanımlı konservasyon laboratuarı özelliği taşımaktadır. İBB KUDEB konservasyon laboratuarınn görevi, talep doğrultusunda tarihi akşap, kagir ve taş yapılarla alakalı malzeme analizini yaparak ve bununla alakalı konservasyon raporu hazırlamaktır.

 

 Restorasyon ve Konservasyon Laboratuarı ülkemizde özellikle her köşesi tarih kokan güzel ülkemizin tarihi ve kültürel mirasını, sağlıklı ve bilimsel verilerin ışığında ve denetiminde restore ettirme imkanı bizlere verecektir. Bu laboratuar, tarihi yapılardan malzeme örnekleri alarak bunları detaylı laboratuar testlerine tabi tutmakta ve böylelikle malzeme ve yapılardaki bozulma ve yoğunluklar tesbit edilmektedir.

 

Kaynak: www.ibb.gov.tr

Sit Alanları

Tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır.


ARKEOLOJİK SİT ALANLARI
  İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanlardır.
       

Arkeolojik sitler 3 dereceye ayrılmaktadır.
    1.DERECE ARKEOLOJİK SİTLER

Korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır.
   
    2.DERECE ARKEOLOJİK SİTLER

   Korunması gereken, ancak koruma ve kullanma koşulları koruma kurulları tarafından belirlenecek, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır.
    3.DERECE ARKEOLOJİK SİTLER

Koruma - kullanma kararları doğrultusunda yeni düzenlemelere izin verilebilecek arkeolojik alanlardır.

Devamını oku...

f t g m