• RestoraTÜRK

  • "Mimari, insan ile varlık arasındaki ilişkiyi düzenleyen disiplindir."

  • Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil imar ettiğiniz şehri tahrip eder... Turgut Cansever

  • RestoraTÜRK

Copyright 2019 - Custom text here

Rumeli'de Osmanlı Eserleri Envanteri Projesi

Rumeli'de Osmanlı Eserleri Envanteri Projesi

Türkiye; Kafkasya ve Kuzey Irak açılımının bir benzerini Balkanlar’da uygulamaya soktu. Dengeler gözetilerek atılan adımlar, Anadolu-Rumeli bağlarını yeniden canlandırdı. Açılımın ilk meyvesi de Balkanlar’daki eserlerin sayısını 30 bine çıkaran ‘Osmanlı Eserleri Envanteri Projesi’ olacak.

Oturum başkanının verdiği 20 dakikalık süre, sunumuna yetmemişti. İkinci ikazın ardından 10 dakika geçmişti ki konuyu toparlaması istendi. Daha fazla uzatmadan bitirdi konuşmasını. Kürsüye yaydığı tebliğini toparlarken, yüreğinden seslendi konferans salonuna; resmî görevine, salondaki Sırp temsilcilere bakmaksızın: “Ben bugün Balkanlar’da yaşayan Fatihan torunlarından biriyim. Ailem, Osmanlı yedi cihana hâkim olsun diye Anadolu’yu bırakıp göçmüş o diyarlara. Hadi Osmanlı’nın bize sahip çıkamamasını anladık da siz neden uzak durdunuz yıllarca? Bizi neden öksüz, yetim bıraktınız?”

Sadece onun değil, katılımcıların da gözleri dolmuştu. Uzun süre ayakta alkışlandı. Akademisyenin bu küçük sitemi, belki bazıları için alışılagelmişti; ama onun için belki de yaşadığı ülkede işinden edecek kadar tehlikeliydi…

Tahminin üzerinde bir katılım olunca salon yetersiz kalmış, genci yaşlısı koridorlara taşmıştı. Balkanlar’daki Osmanlı mirası ve soydaşların zorunlu göçlerine dair konuşmaların ardından heyecanla beklenen gösterim için ışıklar söndü. Ekranda beliren, 1923’te Lozan’la Romanya’ya bağlanan Tuna Nehri üzerindeki Adakale’nin belgeseliydi. 1960’larda bin kadar Türk’ün yaşadığı adanın tarihî görüntüleri, salondan yükselen hıçkırık sesleriyle örtüştü. Sanki yıllar önce Adakale’yi, yurtlarını boşaltan Fatihan evlatlarının gözyaşlarıydı bunlar. 60’lı yaşlarını aşan ak saçlı kadın doğruldu, ağlıyordu: “Bizi adadan kopardıkları gün, ben daha küçücüktüm. Annemle babam, evimizin duvarlarını, dört bir köşesini, ağaçlarını öpüyordu. Ben, anlam verememiştim o gün. Evimizin kapılarını da ardına kadar açık bırakarak bindik kayıklara, sanki geri dönecekmiş gibi çıkmıştık. Şimdi diyorum ki: Keşke evime gidebilsem de öpsem duvarlarını. Sarılsam ağaçlarımıza…”

Yönetmenliğini ve senaryosunu İsmet Arasan’ın üstlendiği ‘Kayıp Yurdun Ağrısı: Adakale’ belgeseli, 1967’de Romanya ve Yugoslavya’nın Tuna Nehri’nde ortaklaşa inşa ettiği barajın suları altında kalan Osmanlı kalesi Adakale’yi ve oralı Türklerin hikâyesini anlatıyordu…

Devamını oku...

Harabati Baba Tekkesi

Harabati Baba Tekkesi

Harabati Baba Tekkesi - Kalkandelen / Makedonya

Kalkandelen’de (Tetova) bulunan Harabati Baba Tekkesi, Makedonya’daki Bektaşilerin merkezi olduğu gibi, Bektaşiliğin Balkanlar’daki en önemli yapılarından birisidir. Harabati Baba Tekkesi, yedi binadan oluşur. Tekke, Sersem Ali Baba tekkesi olarak da adlandırılır.

Bu isimlerin kaynağı ise tekkeyi kuran tarihi karaktere dayanır: Server Ali Paşa, Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamlarından birisi iken intisap ettiği Bektaşilik’e hizmet etmek ister. Kanuni de, “senin adın bundan böyle sersem olsun” der. Sersem Ali Dedebaba’nın, 1526 yılında kurduğu Harabati / Sersem Ali Dedebaba Dergahı’nda kendisinden sonra birçok ünlü Bektaşi babası hizmet etmiştir. Bugün tekkenin liderliğini, Edmond Brahmaj (Baba Mondi), dervişliğini ise Abdulmuttalip Bakıri yapıyor.

Bir süre sonra Harabati Baba tekkesi gerçekten de harab bir hale gelmeye başlayınca tetovo belediyesi işe el atmış ve tekke aslına uygun olarak restore edilip otel lokanta ve turistik eğlence yeri haline getirilmiş.

Devamını oku...

Balkanlar'daki Osmanlı Eserleri Fotoğraflanıyor

Konyalı sanatçılar tarafından yürütülen proje çerçevesinde Balkanlar'daki tüm Osmanlı eserleri, alan taramasıyla fotoğraflanıyor.

İbrahim Dıvarcı, Nildem Global Sigorta Şirketi Kurucu Ortağı Çiğdem Ergelen'in sponsorluğunda Bosna Hersek ve Kosova'daki Osmanlı eserlerini fotoğraflamak için 2009 yılında çalışmalara başladıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

Bosna Hersek ve Kosova'daki Osmanlı Eserleri Fotoğraflandı

''Yaklaşık 1 yıl süren yeni çalışmamızda, Bosna Hersek ve Kosova'daki tüm Osmanlı eserlerini Selçuk Üniversitesinden Prof. Dr. Haşim Karpuz, Doç. Dr. Mehmet İpçioğlu ve bu bölgelerdeki yerel araştırmacılar ile halkın da katkısıyla tek tek tespit ettik. Bugüne kadar bu bölgelerdeki Osmanlı eserlerinin tamamının envanteri bulunmuyordu. Biz ilk defa bu bölgelerde geniş kapsamlı bir çalışma yaptık ve Osmanlı eserlerinin tamamına yakınının tespitini yaptık. Bosna Hersek'teki Mostar Köprüsü, Gazi Hüsrevbey Külliyesi, Sokullu Mehmet Paşa tarafından yaptırılan Drina Köprüsü, Kosova'nın Priştina kentindeki Sultan Murat Türbesi, aynı kentteki Fatih Sultan Mehmet Camii, Prizen kentindeki Sinan Paşa Cami eserleri fotoğrafladığımız eserlerden bazıları.''

Devamını oku...

f t g m